|
Moskova'da geçtiğimiz çarşamba günü başlayan 6'ncı Alman Filmleri Festivali yarın (9 Aralık) sona eriyor. 35 MM Sineması’nda devam eden festivalde son yıllarda başarı elde eden Alman filmleri gösteriliyor. 60'ıncı Cannes Film Festivali'nde “en iyi senaryo” ödülünü kazanan, yönetmenliğini Fatih Akın’ın yaptığı Türk-Alman yapımı “Yaşamın Kıyısında” filmi de festival kapsamında bugün (8 Aralık Cumartesi) saat 21:00’de sinemaseverlerle buluşturuluyor. Festivalde gösterilecek diğer filmler şöyle: |
|
Devamını oku...
|
|
|

Moskova'da yaşayan Necdet Karaçar, bu güzel öyküsünü MoskovaLife.Com okurları ile paylaşıyor. Moskova'dan İstanbul'a her daim hasreti ve özlem türküleri söyleyenlerdenseniz aman okurken yüreğinize dikkat edin!: "Boğaz’dayım, Yeniköy’de... Beykoz motorlarını seyrediyorum , bir meyhanenin penceresinden .Telaşla koşuşan yolcular birbir atlıyor güverteye . Bir adam-kaptan olacak- elleri cebinde ,ağzında sigara ,gergin ,belalı...Loş sokağı tarıyor gözleri.Tıraşı beş günlük , kasketi yan duruyor. Rakıdan bir yudum alıyorum, milyonuncu sigaramı yakıyorum. Aynada yakalıyorum kendimi; sol elim, iyice seyrekleşen saçlarımda on yedi yaşımı arıyor.Parmağımda yüzük yok;demek ki hala evlenmemişim.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Moskovalıların en önemli sıkıntılarını ortaya çıkarmak için yapılan bir araştırma, başkent sakinlerinin en çok şikayet ettikleri konuların başında hayat pahalılığının, trafik sıkışıklığının ve bitmek tükenmek bilmeyen kuyrukların geldiğini gösterdi. Moskova İstihdam Servisi’nin Sosyal ekonomi Enstitüsü’ne yaptırdığı ankete katılan Moskovalıların yüzde 24,8’i pahalılıktan, yüzde 12,9’u sağlık kurumlarındaki hizmet kalitesinin düşüklüğünden, yüzde 11’i ise trafik sıkışıklığından yakındığını söyledi. İşte Moskovalıları en çok çileden çıkaran sorunlar: |
|
Devamını oku...
|
|
|
İyi kalpli kahramanımız Aladdin sihirli lambası ve elbette lambasından çıkan mavi şişko cini ile güzel prenses Jasmin’i kurtarır. Bu senaryoyu heralde buz üzerinde seyretmenin keyfi başka olur. Binbir gece masallarından birisi olan “Aladdin” yılbaşına doğru güzel bir buz şovu ile karşımıza çıkıyor. Yeni yıl öncesi Moskova'da birbirinden keyifli şovlar, gösteriler ve konserler sahnelerdeki yerlerini almaya başladı. Özellikle çocuklar için birbirinden eğlenceli programlar sıraya girmişe benziyor. İşte “Aladdin Buz Üzerinde” de bunlardan birisi. |
|
Devamını oku...
|
|
Hangi çocuk korsanları sevmez, hangi çocuk oyunlarında korsan olmayı istemez ki? Özellikle de son zamanlarda sinema perdesine de sıkça yansıyan korsanlar artık çocukların kalbinde farklı bir yere sahip. Tek gözleri bantlı, omuzlarında bir papağan ile dolaşan, büyük gösterişli şapkalar takan korsanlar Aralık ayının sonuna kadar Moskova’da çocukların ve yetişkinlerin beğenisine sunuluyor. Baron Munhhausen Müzesinin 53 Numaralı Kütüphane’de düzenlediği “Korsanlar Munchhausen’nin konuğu” sergisi 31 Aralık tarihine kadar gezilebilir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Michel Comte, her zaman moda olan ve sonsuza kadar olacak olanların fotoğrafçısı.. Vouge’u ateşleyen Rus etkisi. Adını moda dergilerinden ve ünlülerin fotoğraflarının imzalarından tanıdığımız İsviçreli ünlü moda fotoğrafçısı Michel Comte Ocak ayının sonuna kadar ilginç bir çalışma ile Moskovalı fotoğrafseverler ile buluşuyor. Birçok ünlü firma ve isimle çalışmış olan Comte, bu defa da Rus Vouge için hazırladığı sergi çalışması ile karşımızda. Sergi 31 Ocak 2008 tarihine kadar Vinzavod’da gezilebilir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Kaliningrad’ın en önemli tarihsel simgesi sayılan bu görkemli katedral, Rusya’da az sayıda bulunan gotik tarzdaki binalardan biridir. İlk olarak 1297-1302 yılları arasında Altştadt şehrinde inşa edilen katedral, Başpapaz Zigfirid’in ölümünün ardından Başpapaz İogann’ın talimatıyla yıkılmış ve yıkılan katedralin tuğlaları kullanılarak Knayfhopa adasında şimdiki katedral inşa edilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda yarısına yakını yanan katedral savaşın ardından Nazi faşizminin simgelerinden biri sayıldığı için tamamen yıkılmamıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kan, dehşet, acımasızlık, gerilim... Evet kulağa pek hoş gelmeyen kelimeler ama iş sinemaya gelince kendi türünde pek çok film bu tarz öğeleri de içinde barındırıyor. Korku-gerilim severler için “Halloween/Cadılar Bayramı” ve “Nightmare On Elm Street/Elm Sokağında Kabus” gibi filmlerin bayrağını devralan, dünyanın en karlı serisi “Testere-Saw” ın son filmi bugün Moskova’da vizyona giriyor. İlk üç filmi seyretmiş filmin meraklılarına bir hatırlatma, her ne kadar bu tarz filmler birbirini tekrar ediyor gibi görünse de hiç ummadığınız bir kareden bir sürpriz çıkabilir. |
|
Devamını oku...
|
|
Oğlumun rahatsızlığı nedeniyle bir süredir evden çıkamamıştım bir türlü. Bugün dışarıda biraz fazla kalınca, hava kararıp ışıklar yanınca, Moskova o tanıdık, ışıltılı yüzüyle içime tatlı bir sıcaklık yaydı. Aslında bir alışveriş merkezinde uzun süre dolanmış, ardından dışarı bile çıkmadan hemen alt geçittten metroya dalıvermiştim. Metrodan çıkıp da dolmuş durağına doğru yürürken başımı bir kaldırdım ki, Moskova pırıl pırıl ışıldıyor karanlıkta. Çünkü yeni yıla artık bir aydan az kaldı... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Muhtemelen kimi yoldan çevirip “En sevdiğiniz iki mutfağı söyleyin” deseniz, birisi İtalyan mutfağı olur. Biz de bunun istisnası değiliz! Moskova’da yaşayan Türklerin herhalde en rağbet ettikleri mutfaklardan biri İtalyanlarınki. Gerçi artık Sicilya mutfağından Toscana yemeklerine kadar, işin ehli farkı fark ediyor ama biz ortalama zevke hitap eden bir İtalyan restoranı ile daha tanıştıralım sizi: Makaroni. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Beyaz Deniz’in batısındaki doğa harikası Solovets takımadalarından biri olan Büyük Solovets Adası’nda yer alan meşhur Solovets Manastırı da, Rusya’nın görülesi tarihi güzelliklerindendir. 1992 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne giren manastır, 1995 yılında da Rusya Federasyonu’nun “olağanüstü değerli kültürel eserleri”nden biri olarak kabul edilmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bizde ilk anılarını siyah-beyaz TV günlerinin "Artistik Patinaj Şampiyonası" naklen yayınları ile bırakan buz pateni, Rusya'da neredeyse "milli spor" muamelesi görüyor. Hele de son birkaç yıldır tüm dünya TV'leri gibi Rusya'da da ekranda heyecan estiren, yıldızların katıldığı paten yarışması programları bu ilgiyi doruğa çıkardı. Ve bu sayede Rusya'da artık yeni bir gelenek oluşuyor: Kızıl Meydan, ikinci kez bu kış buz pateni pisitine dönüştü. Paten yapmayı başaranlar için tam bir "uhrevi ortam" oluştu. Pistte düşe kalka da olsa şansının denemek isteyenler ya da sadece o güzel ortamın tadını çıkarmak isteyenler için de harika bir "seyirlik" durum var. Yılbaşı tatili için Moskova'ya gelecekler de muhakkak bir kenara not etsinler. Buyrun Kızıl Meydan'a: |
|
Devamını oku...
|
|
|
(NE DEDİKLERİNE ALDIRMA, KENDİN OL)
Moskova sokaklarında yalnız dolaştığım ilk günlerde, kulağımdaki walkman’de Sezen Aksu çalıyordu. Metrodan çıkıp Kızıl Meydan’a doğru ilerlerken “küçüğüm, daha çok küçüğüm o yüzden bütün korkularım..” bana cesaret veriyordu. Tek başıma, etrafımdaki konuşmaların bir kelimesini bile anlamadan yürürken, bir cesaretle polaroid fotoğraf çeken yaşlı bir adamın yanına gidip “mojna foto” dedim. Sırtımı St. Basil Katedrali’ne dönüp son derece klişe bir fotoğraf çektirdim. Ve işte ben bir masal kitabının içinden çıkmış gibi duran renkli kubbeli yapıtın önünde gurur ve burukluk taşıyan bir gülümseme ile duruyordum. Tarih 13 Mart 2002. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Moskova'nın sitesi MoskovaLife.Com'a, "kuzeyin başkenti" St. Petersburg'tan harika bir yazı... Milliyet gazetesinin blog sayfalarında yazan "Madamex"in birkaç yazısını daha önce de sayfalarımıza taşımıştık. Bu yazısında hem etkileyici şehir tasvirleri yapıyor, hem insan portreleri çiziyor ("Sokakta yaşayan insanlar, buldukları her yerde "piknik (!) yapar gibi" bir araya gelip içki içiyorlar... "), hem de Türkiye ve Rusya'daki kadın-erkek ilişkilerine dair ilginç tespitler yapıyor. Mesela: "Bir de beni çok şaşırtan... İnanılmaz güzel bir kadının, akıl almaz şekilde -bir karış bile gelmeyecek kısacık etekler, inanılmaz göğüs dekoltesi ile- ortalıkta gayet rahat dolaşması ve bir tek Rus erkeğinin bile dönüp bakmaması. Onlar neden bu kadar açılma-saçılma ihtiyacı duyarlar anlayamadım ama... Rus erkeğinin neden bakmadığını anlayabiliyorum. "Gözleri doymuş artık". İşte "Madamex"in yazısı: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Eski adıyla Stalingrad, şimdiki Volgagrad şehrinde yer alan Mamayev Kurgan tepesi, II.Dünya Savaşı’nda Kızıl Ordu ile Nazi orduları arasında yaşanan çarpışmaların en yoğun geçtiği yerdir. Savaşın kaderini belirleyen Stalingrad Muharebesi 2 Şubat 1943 tarihinde burada sona ermiştir. 1963-1967 yılları arasında Stalingrad zaferinin anısına bir anıt kompleksi haline getirilen 102 metre yüksekliğindeki tepe şehrin en yüksek noktasıdır ve buradan tüm Volgagrad’ı görmek mümkündür. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Moskova'da önümüzdeki günlerde yine sanatseverleri birbirinden renkli etkinlikler bekliyor. Fındıkkıran Balesi, Ruslan ve Ludmila Operası, Külkedisi opereti, Bryan Adams ve Jay Jay Johanson konserleri bu hafta ve gelecek haftalarda başkente damgasını vuracak etkinliklerden öne çıkanlar. Aşağıda, ilerleyen günlerin kültür sanat etkinliklerinin bazılarını bulabilirsiniz: |
|
Devamını oku...
|
|
|
İşte bütün mesele bu!.. Moskova’ya geldiğimden beri eski mesleğim olan moda editörlüğü peşimi bırakmıyor. Buradan hala İstanbul’a yazı yetiştiriyor, haliyle gündemden kopmamak için de sürekli moda haftalarını takip ediyorum. Son bir kaç aydır, Moskova sokaklarında o açılış senin bu defile benim gezinirken sanırım kendimden bir moda kurbanı yarattım. Ünlü markaların yeni sezon vitrinleri, ardından Moskova Moda Haftası derken, içimdeki moda canavarı kış uykusundan uyandı. Ancak sonuç hiç de fena olmadı! Hepinize tavsiye ederim; oturduğunuz yerden kalkın; gardırobunuzda ve kendinizde baştan aşağı bir yeniliğe girişin! |
|
Devamını oku...
|
|
|
Boris Akunin adını, çoğumuz “Turetskiy Gambit” (Türk Hamlesi) adıyla işittik. Aynı adlı romadan uyarlanan film, oldukça ses getirdi. Eğer hala izlemediyseniz tavsiye ederiz, Plevne kuşatmasının fonunda ilginç bir film. Ana konumuz film değil, Akunin’in bir başka romanı. Türkçe’de “Leviathan’da Cinayet” adıyla –maalesef- İngilizce çevirisinden çevrilen roman Altın Yayınları’nca basıldı. Biz de bu kitapla Bakunin’in ve kahramanı külyutmaz dedektif Fandorin’in dünyasına adım attık:
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Moskova’da soğuklar can almaya devam ediyor. Rusya başkentinde dün iki kişi donarak hayatını kaybederken, 12 kişi de donma tehlikesi atlattı. Hastaneye kaldırılan vatandaşlardan kimisinin durumunun ağır olduğu bildirildi. İnterfaks ajansının haberine göre dünkü ölümlerle birlikte Moskova’da yalnızca geçtiğimiz bir ay içinde soğuktan ölenlerin sayısı 35’e yükseldi. Moskova yine soğuk bir haftaya giriyor. Haftanın hava durumu raporunu aşağıda bulabilirsiniz: |
|
Devamını oku...
|
|