MoskovaLife.com 20 Temmuz 2008   

MoskovaLife ANA SAYFA

HAKKIMIZDASARI SAYFALARLİNKLERİLETİŞİM
Ruscam
FOTO GALERİ

MOSKOVA HARITASI

MOSKOVA HARITASI

TurkRus.com

Bu ayıp benim mi, düzenin mi?.. E-posta

ImageYaşlanmak; belki de hepimizin çekindiği, korktuğu bir gerçeklik. Aynı doğmak ve büyümek gibi, o da hayatın ta kendisi. Ama asıl önemli olan yaşlandığında nasıl, nerde, kimlerle olacağın. Nasıl bir yaşlılığın seni beklediğini bilememek en büyük soru işareti belki de. Tüm gençlik yılları boyunca bunun için çalışırız, işten elimizi eteğimizi çekme yaşımız geldiğinde rahat bir şekilde yaşamamızı sağlayacak olanaklara sahip olabilmek için çalışırız. Peki ya bunu yapmak isteyip de yapamayanlar...

 

İnce, naif bir ses, Ayça Çalımer’le mi görüşüyorum diyor. “Ben konser biletlerinizi getirecek olan kuriyerim, kaçta evde olursunuz?” diye sözlerine devam ediyor. Konuşmasının inceliğinden oldukça etkilenen; ama bir o kadar da şaşıran ben, ortalama bir saat söyleyerek telefonu kapatıyorum. Adresin tam anlaşılamaması üzerine iki defa daha aynı kişiyle telefonda konuştuktan sonra bu kişinin kuriyerlik işine yeni başlamış, oldukça çekingen bir genç kız olduğuna kanaat getiriyorum. Anlaştığımız saat ve yerde kuriyerimle buluşmak üzere yola koyulduğumda telefonun karşı tarafındaki sesin zarifliği yol boyunca benimle beraber geliyor. Buluşma noktasına geldiğimde gözümde canlandırdığım gibi bir genç kız yerine elinde konser bileti zarfıyla bekleyen belki görüntüsünden daha genç ama en az 70-75 yaşında gösteren bir “teyze” karşılıyor beni.

Soğuktan buz kesmiş ellerini eldivenlerinin içinden çıkartırken ki göstermiş olduğu özeni, zarfın içindeki biletleri bana uzatırken ve gerekli belgeleri imzalatırken de sürdürüyor. “Eller insanın aynasıdır” deyişi kulaklarımda yankılanıyor birden. Soğuktan, yaşlılıktan ve belki de en kötüsü hayatın zorluğundan buruşmuş bu eller, “ben bir zamanlar kaç tane erkeğin gönlünü çaldım, ne şiirler yazıldı benim için” der gibi, zarif, naif ve güzeldiler. Uzun süren çekingenliğimi atıp bu yaşlı hanımefendinin yüzüne bakmaya cesaret bulduğumda, gözlerindeki bakış beni karşısında daha da ezik bir hale getirdi. Her şeye rağmen o güler yüzündeki sevecen yaklaşımıyla birden kendisinin torunuymuşum hissini verdi bana; ama bununla beraber de gelen bir utangaçlık duygusunu. Düşünün bir kere bu yaştaki bir insan, torunu yaşındaki birinin ayağına kadar gidiyor ve onun o saatte gelme bu saatte gel şımarıklığını çekiyor! Büyük ayağına çağrılmaz, yaşlılara her zaman hürmet göstereceksin, onlara saygıda asla kusur etmeyeceksin ve daha bunun gibi nice sözlerle yetişen ben, anneannesi-babaannesi yaşındaki bir teyzeyi ayağına kadar çağırıp ona kuriyerlik yaptırıyor! Acaba gerçekten bu benim ayıbım mı, yoksa buna neden olan düzenin ayıbı mı?!

Gözlerine bakmaya cesaret bulduğum ilk anda, bakışlarındaki yumuşaklık ve sözlerindeki nezaketlikle, zarifliğiyle “insan ne oldum değil ne olacağım” deyişini bir kez daha bana hatırlatmış oldu. Gençliğinde böyle bir yaşlılık hayal etmemişti belki de, bir zamanlar paraya para demezken bir gecede bütün varlığını kaybederek torunlarıyla sıcacık evinde oturup, ona hizmet edilmesini bekleyeceği yaşta o başka insanların ayağına hizmet götürmeye gideceğini düşünmemişti! Hangimiz böyle bir yaşlılık hayal ediyor ki...
 

23.11.2007

 
< Önceki   Sonraki >







Sokak Sokak Moskova

Moskova-Trafik

ANKET
Moskova'da enflasyon artışını ne ölçüde hissediyorsunuz?
 
HAVA DURUMU

Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova

10 GÜNLÜK MOSKOVA
HAVA DURUMU

Top of Page
 
(C) 2008 MoskovaLife
Türkiye'nin Moskova daki sesi