MoskovaLife.com 05 Eylül 2008   

MoskovaLife ANA SAYFA

HAKKIMIZDASARI SAYFALARLİNKLERİLETİŞİM
Ruscam
FOTO GALERİ

MOSKOVA HARITASI

MOSKOVA HARITASI

TurkRus.com

30 yıl önce bugün O'nu kaybettik... E-posta

ImageOğuz Atay... Kimimiz için "çok şey" ifade ediyor, kimilerimiz belki de ismini ilk defa duyuyor. Meslekten inşaat mühendisi olan, 43 yıllık kısacık ömrüne, kimilerimizin hayatına damgasını vuracak kadar çok değerli eserler sığdıran gerçek bir Türk aydını. 13 Aralık 1977'de beyninde çıkan bir tümörün en verimli çağında bizden ayırdığı edebiyatçı Oğuz Atay'ı saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. "Tutunamayanlar" en başta olmak üzere, romanları, öyküleri sağlığında ikinci baskısını yapamayan, ama son zamanlarda kadir kıymeti yavaş anlaşılan, kitapları defalarca İletişim Yayınları'ndan basılan usta yazardan bir öykü sunuyoruz sizlere. Eğer aramızdan bazılarının, 30'uncu ölüm yılıdönümünde Oğuz Atay ile tanışmasına vesile olabilirsek, ne mutlu bize...

 

Önce "Tutunamayanlar"dan bir bölüm:

"çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır. her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır. yaptıkları işlerin gizli kalmasını isteyenler, bunda başarıya ulaşacaklardır. kimse, onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. bir gün öldükleri zaman, arkalarında küçük bir iz, bir anı, bir gözyaşı, bir eser bırakmadan yok olacaklardır. gazetedeki ölüm ilanı bile,yedinci sayfada bir kenarda kalacak, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarlarını otlar bürüyecektir. mezarları bir kenarda kalmasa bile, büyük ve muhteşem anıtların arasına sıkışıp kaybolacaktır. cennetteki muhallebicide de garson onlarla ilgilenmeyecektir. ağız tadıyla bir keşkül yiyemeden masadan kalkacaklardır. hayattan çıkarı olmayanların hayatı , çıkmaza sürüklenecektir. kendini beğenmişliğin cezasını daha bu dünyadan çekmeye başlayacaklardır. sıkıntılarını kimseyle paylaşmasını bilmedikleri için, yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. duygu alıverişinden nasipleri olmayacaktır. duygusuz, hareketsiz, tatsız bir hayat yaşadıkları sanılacaktır. çektikleri acılarla, yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasına izin verilmeyecektir. güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli oldukları sanılacaktır. hayattan çıkarları olmadığı da asla kabul edilmeyecektir. böyle bir yanlışlığa düşülmeyecektir. aslında, hayattan çıkarları olduğu ispat edilecektir, çıkarlarını korumak için canları çıktığı halde, bunu beceremedikleri için, çıkarlarıyokmuşdabirşeybeklemiyormuşçasınagillerden göründükleri yüzlerine vurulacaktır. onlar da bu saldırılara bir karşılık bulamayacaklardır. kendilerini yokladıkları zaman, bütün ileri sürülenlerin gerçek olduğunu, hayatlarını boş yere harcadıklarını, ne yazık ki artık çok geç kaldıklarını onlar da açık ve seçik olarak göreceklerdir. işte o anda dahi, delice bir harekette bulunmalarına, anlamsız bir hayatı anlamlı bir şekilde bitirmelerine göz yumulmayacaktır. kendilerini öldüremeyeceklerdir. onlara anlatılacaktır ki, böyle bir davranış bütün yaşamlarıyla çelişki içindedir, gerçekle ilgisi yoktur: kendilerini öldürürlerse, onlar hakkında varılan isabetli yargıları çürütmek için gene boş bir çaba göstermiş olurlar. bu hiçbir şeyi değiştirmez. onlar, bu rezilliğe de katlanarak sürünmeye devam edeceklerdir. hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? hayattan çıkarı olmamak, hem tanrının hem de insanların gözlerinde affedilmez bir suçtur; gelişip yayılmaması için gerekli her türlü tedbir alınacaktır. bütün tarih, bütün iktisat, bütün sosyoloji, bütün psikoloji, kısaca bütün lojiler, hayatın çıkarcılığa dayandığını göstermek için yırtınacaklardır, yırtınmalıdırlar.
"ben çıkarıma bakarım" diyeceksiniz, bunun için "babamı bile tanımam"diyeceksiniz. kimseyi tanımayacaksınız; hele hayattan çıkarı olmayanları hiç!"

Oguz Atay'dan unutulmaz bir öykü: Demiryolu Hikayecileri 

http://egitim.selcuk.edu.tr/turkdili/hikaye/demiryoluhikayecileri.htm

Eksi Sözlük'te Oğuz Atay:

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=oguz+atay 

Wikipedia'dan Kısa biyografisi:

 1934 yılında İnebolu'da doğdu. 1951'de Ankara Maarif Koleji'ni, 1957'de de İTÜ İnşaat Fakültesi'ni bitirdi. Üç yıl sonra İDMMA (İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi) İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi oldu. 1975'te doçent olan Atay, Topografya adlı bir de mesleki kitap yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde makale ve söyleşileri yayınlandı. Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın 1971-72'de yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Bu romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazandı. Bu ilk romanı 1973'te yayınladığı Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izledi. Hikayelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında toplayan Atay'ın 1911-1967 yılları arasında yaşamış Prof. Mustafa İnan'ın hayatı konu edilen Bir Bilim Adamının Romanı, Devlet tiyatrosunda sahneye konmuş Oyunlarla Yaşayanlar adlı oyunu yazdı. Beyninde çıkan bir tümör nedeniyle büyük projesi "Türkiye'nin Ruhu"'nu yazamadan 13 Aralık 1977'de, İstanbul'da öldü.

Sağlığında hiçbir kitabı ikinci baskı bile yapamayan Atay'ın kitapları ölümünden sonra büyük ilgi gördü ve defalarca basıldı. Yıldız Ecevit'in hazırladığı Oğuz Atay biyografisi "Ben Buradayım..." 2005 yılında yayınlandı.


 Eserleri 

Tutunamayanlar, Roman
Tehlikeli Oyunlar, Roman
Oyunlarla Yaşayanlar, Oyun
Korkuyu Beklerken, Öykü
Bir Bilim Adamının Romanı, Roman
Günlük, Günlük
Eylembilim, Roman (Tamamlanmamış)

13.12.2007

 
< Önceki   Sonraki >







Sokak Sokak Moskova

Moskova-Trafik

ANKET
Moskova'da enflasyon artışını ne ölçüde hissediyorsunuz?
 
HAVA DURUMU

Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova

10 GÜNLÜK MOSKOVA
HAVA DURUMU

Top of Page
 
(C) 2008 MoskovaLife
Türkiye'nin Moskova daki sesi