|
Son zamanlarda iç sesinizin en çok tekrarladığı cümle ne? Yoksa artık sesi çıkmıyor mu? En son ne zaman kendisiyle başbaşa kalıdınız? Amacım sizi bunalıma sürüklemek değil; keşiflerimi sizlerle paylaşmak, şehri hepimiz için biraz daha eğlenceli hale getirmek hayalindeyim! Neyse sizi daha fazla üzmeden; hemen konuya gireyim.
Çalışmaktan bitap düşmüş, 24 saat iş düşünür hale gelmiş olabilirsiniz...Haklısınız, Moskova’da iş şartları ağır ve rutin. Ancak dışarıda bunun tam zıttı bir hayat sizleri bekliyor! Haftada bir iki saat, kafanızı gömdüğünüz yerden çıkarıp soluk almaya ne dersiniz? Moskova’da kendinizi dinlememenin birinci yolu sportif aktivitelerden geçiyor. Her gün düzenli olarak spora gitmenin herkes için faydalı olduğu bilinen bir gerçek ancak derseniz ki “vakit yok” o halde kışın hemen hemen her köşe başında rastlayabileceğiniz buz pateni parklarını deneyin. Hoppala, nerden çıktı şimdi bu paten işi, ben bir iki saat şehir turu yaparım, temiz hava alırım düşüncesindeyseniz; bu tutumunuzu hemen değiştirmelisiniz! Çünkü tam da o söylediğiniz şekilde yavaş yavaş yürürken insan beyni düşünür, geçmiş güzel günleri hatırlar, kendiyle başbaşa kalır ve hüzünlenir. Tamamen konsantrasyonunuzu toplayabileceğiniz ve pür dikkat kendinizi verebileceğiniz bir aktivite seçmekte yarar var ki zaten bu şehirde buz pateni yapmamak çok büyük (k)ayıp! Öncelikle yapamam, edemem korkusunu üzerinizden atmak gerekiyor! “Secret”ı seyreden veya okuyanlar bilir; evrene “yapacağım, olacak” diye mesajlar vermeliyiz ve buna inanmalıyız ki gerçek olsun. Hatta ayağımıza patenleri giyip kendimizi hayalimizde konumlandırmalıyız öyle değil mi? Her ne kadar sırlarla dolu bu palavraya inanmasam da bazı bazı gerçeklik payı olduğunu kabul ediyorum. Evet, demek ki neymiş, ayağımızda patenler, önce biraz acı çekiyor, kuş gibi geriye doğru kanat çırpıyor, belki yere düşüyor ve nerden bulaştım bu işe diye küfrediyormuşuz ama sonunda sürat yapmanın ve temiz havada ağaçların altında süzülmenin keyfine varıyormuşuz. Evet, yanlış duymadınız açık havada; ağaçlar altında; bu eksi derecelerde Moskova’da su dökülen her yer, zaten doğal buz pateni sahası haline geliyor. Özellikle de parklar! Benim favorim Gorki Park. Luzhniki Stadyumu veya Hermitage Bahçesi’ni de deneyebilirsiniz. “Yok, ben illahi kafamın üzerinde bir çatı olsun isterim” diyorsanız; Krasnaya Presnya şimdiye kadar gördüğüm en büyük piste sahip, hem üstü de kapalı. Kievskaya’daki Evropevski Alışveriş Merkezi’nin 7.katına da yeni bir paten sahası açıldı ve izlenimlerime göre çoğunluk buzpateninde yeni; çocuklar için ezilme tehlikesi yaşamadan ilk debelenmelerini yapabilecekleri mini bir alan da var.. Gece kelebekleri için CSKA’yı öneririm; saha aydınlatılıyor. KızılMeydan’daki pisti görmeyen kaldı mı bilmiyorum? Ama geçen yıl çok soğuk olduğunu hatırlıyorum. Her tarafı açık ve uçuruyor! Bu arada buz pateni sırasında kendinizi dinlemeye fırsat bulamayacağınız gibi pek çok kişiyle tanışmaya da hazırlıklı olun! Çünkü kış aylarında, bu paten sahaları sosyalleşmek için ideal. Yoksa siz hala gece klüpleri ve kafelerde mi şansınızı deniyorsunuz? Ne yazık! Unutmadan; karlar eriyip de paten aktiviteniz tarih olunca, Moskova’da deneyebileceğiniz ve aynı zamanda da kendinizi dinlemeyeceğiniz sportif aktivitelerin en başındaysa yüzme geliyor! Bahar ve yaz aylarında en iyisi mi bol bol yüzmeli! Ama bu başka bir yazının konusu! Vakit varken buz pateninin keyfini çıkarın derim!
23.12.2007 |