|
Moskova’da artık kış aylarının olmazsa olmazı haline gelen “Триумф джаза (Triumf Jazz)” caz festivali bu pazar yapılacak. Her yıl Rusya’da en önemli müzik olayları arasında gösterilen festivalde yine Rus ve yabancı caz yıldızları caz tutkunlarına keyifli saatler yaşatacak. Festivalin bu yılki katılımcıları arasında dünyaca ünlü ABD’li saksafoncu Lee Konitz ve Kübalı piyanist Gonzalo Rubalcaba da var.
17 Şubat tarihinde Moskova Uluslararası Müzik Evi’nde gerçekleşecek festivalde ayrıca Rus caz sanatçıları David Goloşyokin, Carlos Santana ile ortak çalışmalara imza atan Sergey Çernışov ve İgor Butman liderliğindeki “Big Band” grubu da sahne alacak. Tarih: 17.02.2008 Yer: Moskova Uluslararası Müzik Evi (Московский международный Дом музыки) Adres: Kosmodamianskaya Naberejnaya No:52/8 Metro Paveletskaya Bilet fiyatları: 1800-5000 ruble. http://www.kassa-online.ru/cgi/order.pl?act=form&perform=63173 Lee Konitz, caz tarihinin en özel alto saksofoncularından biri. En az 60 yıldır sahnelerde. Konitz, daha 1948'de Miles Davis'le iki yıl çalan, ABD'li Lennie Tristano'yu asıl ustası belleyen, altocu olduğu halde Charlie Parker'ın stilinden baştan beri hiç esinlenmemiş, hep kendi stilini geliştirmiş benzersiz bir isim. 1949'dan bu yana onlarca kaydı albüme dönüşmüş bir sanatçı. Lee Konitz, Chicago doğumlu ve New York cazının en önemli figürlerinden biri olsa da, bazı kritikçiler için Avrupa cazını da en çok etkileyen ABD'li olarak tanınır. Avrupa'da ilk turneye 1951 yılında çıkan Konitz, o yıldan bu yana, birçok Avrupa firmasında albümleri çıkan, bu kıtada da yaşayan, Avrupa müziğinin birçok çağdaş açılımını kendi kompozisyonlarına, albümlerine taşımış bir usta. Caz standartlarını büyük bir başarıyla yorumlamanın yanında, caz dışı birçok avangard müzikle de yakın akrabalıkları olan bir isim. Konitz, Miles Davis ve ustası Tristano'nun gruplarında çalmanın yanında 1952-53'te ünlü Stan Kenton Orkestrası'nın da altocusuydu. O yıllar, birlikte müzik yaptığı bir başka önemli isimse Warne Marsh, ki bu müzisyenle uzun yıllar sonra da albüm çıkaracaktı. 1950'lerle çok tekil bir stili olageldi Konitz'in. 50 yıldır, en 'cool' diyebileceğimiz bir bop tarzından soyut ve özgür doğaçlamaya kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde gezindi. Her tür yeniliğe kapısını açtı. Dolayısıyla da, birbirinden çok farklı karakterlerde onlarca albüm yayımladı Konitz. Mükemmel bir doğaçlamacı olageldi. Konitz'de ardından gelen yeni kuşakları şaşırttı ve etkiledi. Tamamen kendine has tonu, uçlardaki vurgu tarzı ile duygu ve sound zenginliği onun özel ayrıcalığı durumundaydı. Konitz, bugün yaşayan bir efsane. Dün, yani 13 Ekim'de sekseninci yaşına adım attı. Bu enteresan müzisyeni, sahnede izlemek kadar heyecan verici bir şey olamaz herhalde. (Radikal gazetesi arşivinden) 11.02.2008 |