|
Geçenlerde albümleri karıştırırken önceki senelere ait Moskova resimleri geçti elime. Yazın Kievskaya Köprüsü’nden gün batımı, bir sarı sonbahar sabahı Lujniki Park’ından bulutların ardında kalmış Moskova Devlet Üniversitesi, Novodeviçi Parkı’ndaki buz tutmuş gölde kızak yapan insan manzaraları vb. gibi niceleri... Resimlerin hepsi çok güzeldi, doğa ve insan manzaraları Moskova’nın tüm gerçekliğini gözler önüne sunuyordu. Ama bir resim vardı ki diğerlerinden daha fazla dikkatimi çekti!
Tarihi tam bundan bir sene öncesine aitti, 17 Şubat 2007. Yine bir Şubat ayı, ortalıkta diz boyu kar var, koskoca gölün üstünde köpekler, çocuklar koşturuyor; büyüğü küçüğü eline kızağını alan herkes gelmiş. Evet şu Novodeviçi Parkı’ndaki resimden bahsediyorum. Göl öyle bir donmuş ve karla kaplanmış ki normal bir zeminden farkı yok. Üstünde koşup oynanıyor, kızakla kayılıyor; hatta kartopu savaşı bile yapılabiliyor. Bugün günlerden 22 Şubat, ortada ne kar var ne de donmuş bir nehir ya da göl! Var diyelim hatırınız için, geçen gece epey bir tipi bastırdı; ama Moskova’ya yakışacak bir kar mı bu Şubat ayında. Hani bizim diz boyu karlarımız, hani kışın başında yerleşip mart sonuna kadar gitmek bilmeyen sokak başlarındaki kar tepeciklerimiz? Bu saate ne donmamış göl kalırdı, ne üstü bembeyaz olmamış bitki örtüsü. Geçen kış için oldukça sıcak bir kış geçirdik, karı toplasan iki ay gördük görmedik diyorken, bu sene karın yüzünü hiç göremez olduk! İlk geldiğim senelerdeki kışları hatırlıyorum da kasım sonunda bir yağar nisan ayının başına doğru anca kalkardı ve hep şunu derdik buranın kışı soğuk değil de, bayıcı; bir geldi mi gitmek bilmiyor! Resime dalmış bunları düşünürken, Milliyet gazetesinde geçen gün okuduğum bir yazı geldi aklıma, Antartika eriyor! Oraya kadar gitmeye ne hacet, Moskova, Rusya eriyor! Yazıdaki en can alıcı nokta ise, Avustralya Atmosfer Araştırma Biriminin verilerine göre, dünyamız tahmin edilenden çok daha hızlı ısınıyor ve buna bağlı olarak buzullar da daha hızlı eriyormuş! Bu da tüm dünyada iklim koşulların hızlı bir şekilde değişmesi anlamına geliyormuş! Şubat ayının sonu gelmiş ve biz Moskova’da hala karlara bata çıka yürümeyi bekliyoruz. Sizce bu, herkesin bas bas bağırdığı küresel ısınmanın en gerçek örneği değildir de nedir?! Çok değil beş sene öncesine gittiğimizde kışların ne kadar uzun ve zaplı geçtiğini konuşurken, şimdi ise hafta sonu yağan karın kalıcı olup olmayacağına dair tahminlerde bulunuyoruz! Biz Moskova’lı olarak belki de en yakın tanıklarıyız bu küresel ısınma denen canavarın! O zaman gelin yine bir Moskova’lı, bir birey olarak bu küresel ısınmaya karşı yapabileceklerimizi unutmayalım. Belki tekrar olucak ama; böyle bir konunun hatırlanmasında yarar olduğunu düşünüyorum. Time dergisi, Nisan 2007 sayısını küresel ısınmaya ayırmış ve dünyanın bu gidişatından yüzde 90 oranında sorumlu olan biz insanların yapabileceği küçücük şeylerle dünyamızın kurtuluşuna yardım edebileceğimizin altını çizmişti. Ve bu ufak noktları şu şekilde sıralamıştı. “• Evinize ısı yalıtımı yaptırın. Çift camlı pencere kullanmak, yazın geniş perdelerle evinizi güneş ışınlarından korumak enerji sarfiyatınızın yüzde 40 azalmasını sağlayabilir. • Evinizi aydınlatmak için geleneksel ampul yerine, kompakt floresan ampul (CFL) kullanın. CFL geleneksel ampullerin sadece 4'te biri kadar enerji harcar. • Çamaşırlarınızı, kaynar suda değil, ılık suda yıkayın. • İşyerinize yürüyerek ya da düşük karbon emisyonuna neden olan, raylı sistemle ulaşabileceğiniz bir yerde ikamet edin. Otomobil yerine toplu taşımayı tercih edin. • Evinizi havalandırmak için klimanızı çalıştırmak yerine pencereyi açın. Yazın klimanızı birkaç derece daha yüksek, kışın da termostatınızı birkaç derece daha düşük ayarlayın. • Faturalarınızı internet üzerinden ödeyin. Bu şekilde fatura dökümleri için harcanan kâğıt tüketimi azalacak ve bunların adresinize taşınması için kullanılan yakıt tüketimi düşecektir. • Et yerine sebze tüketin. Et sanayisi, büyükbaş hayvanların tükettikleri yiyeceklerin üretimi ve hayvanların çıkardıkları gazlar nedeniyle en yüksek karbon salımına neden olan sektörlerden biridir. Et yerine sebze tüketmek bir yılda neden olduğunuz karbon salımını 1.4 ton azaltabilir. • Evinize yakın yerlerde üretilen gıdaları satın alın. Sofranıza gelene kadar tüm ülkeyi kat eden sebze, meyve, et ve süt gibi ürünler yüzünden harcanan benzin miktarını düşünün. • Bahçenize bambu ekin. Bambular bahçe bitkilerinden çok daha fazla karbondioksit emer. • Televizyon, bilgisayar gibi elektronik eşyalarınızı “stand-by” konumunda bırakmayın, kapatın. Bilgisayarınızı kapatarak karbondioksit salımını yüzde 83 azaltabilirsiniz. • Kullanılmış kâğıtlarınızı geri dönüşüme gönderin. • Gereksiz paketleme yaptırmayın. Kafelerde verilen fazla peçeteleri iade edin. • Bahçenizde fosillerden elde edilen yakıtlardan üretilen gübreleri kullanmayın. • Otomobilinizde yalnız seyahat etmemeye çalışın. • Daha az tüketin, daha çok paylaşın.” Belki birey olarak bunlara biraz daha özen gösterebilirsek her geçen sene bir öncekinden daha kötü olmaz. |