|
Günlerden Cuma, gecenin ikisi. Haftanın bütün yorgunluğu ve uykusuzluğu vücudumuzda ve gözlerimizde. Kendimizi bir an evvel eve atmak için Moskova sokaklarında hızlıca ilerlemeye çalışıyoruz. Ama ne fayda, elinde o çok sevdikleri coplarıyla sevgili Rus polislerimiz hemen karşımızda bitiveriyor... Ve sonrası bildik hikaye:
Geçirdiğim şu beş senede Moskova’nın havasına, insanlarına, yemeklerine, diline kısaca her şeyine alıştım da şu ellerinde büyük bir gururla çevirdikleri copları ve sigaralarıyla Rus polislerine bir türlü alışamadım; alışmak istediğimi de söyleyemeyeceğim açıkçası. Ay sonu da gelmedi daha neden yollara dökülmüşler yine! Nedeni açık aslında Cuma akşamı, gecenin bir körü, Rusya’da o saatte sarhoş olmayan adam mı bulacak?! Ama kör gözün parmağı işte, bir gram dahi içki almamış eşimin kullandığı arabamızı o güzel cobuyla çeviriveriyor sevgili Rus polisimiz. Sorun hız sınırı falan da değil. Klasik konuşmaların ve gerekli evrakların gösterilmesinin ardından sıra geliyor içki alınıp alınmadığının kontolüne. Eşimin sözlü cevabına inanmayan polis memuru, üfleme aletinde “0” alkolü görünce diğer polis görevlisini de yanına çağırıyor. Ve birden eşim ve polisler arasında ciddi bir tartışma yaşanmaya başlıyor. “Alkolü göstermemek için ne içtin, ne yedin?” gibi garip soruların ardından; sonradan gelen, göbeği kendinden önde giden polis memuru eşimin gözlerine doktorlarınki gibi küçük ama oldukça parlak bir ışık tutmaya başlıyor. Bunun ardından da “sarhoş değilsen narkomansın!” cümlesi dökülüyor polis memurunun ağzından. “Gözlerin kayık bakıyor ve göz bebeklerin kocaman” cümleleriyle karşısındakini psikolojik olarak ezmeye çalışan sevgili polisimiz, eşimin “normaldir, Cuma gecesi, saat iki ve bütün bir haftanın uykusuzluğu ve yorgunluğu üstümde, gözlerimin kayık bakması doğaldır” sözlerinin ardından, elindeki feneri arabanın içine, bana doğru yönelten polis memuru bizden bir şey çıkmayacağını anladıktan sonra bizi koyveriyor. Evet, polisin yeni taktiği de bu olsa gerek! Karşısındakini bu tür bir narkotik bağımlılıkla suçlayıp psikolojik olarak ezmek ve istediğini elde etmek. Moskova burası, burada yaşarken her şeye hazırlıklı olmalı ve buranın kurallarına göre hareket etmeliyiz. Hele ki polislerimizle olan konuşmalarımızda ve davranışlarımızda serinkanlılığımızı kaybetmemek ve “sen narkomansın deseler” bile öfkelendmeden durumu usturuplu şekilde idare etmek lazım. Zaten Rus polisinden şikayetçi olan sadece biz değiliz; anketlerde Rus halkının en çok şikayet ettiği grup onlar. Biz hep Rusya'nın, Moskova'nın en güzel yanlarını görmek istiyoruz ama dikenler gelip nedense bizi buluyor... 21.3.2008 |