Moskovada kaç Türk var bilinmez ama bilinen şu ki burada bulunan en azından büyük çoğunluktaki Türklerin birkaç sabit hayali vardır. Bu hayaller zaman içinde masaya yatırılır, üzerinde yazılır, çizilir ve ardındanaynen tozlu rafına geri kaldırılır. Her nedense bu üç hayalden birisi bile henüz tam anlamı ile gerçeğe dönüşmedi. Ama elbette umutlar hiç tükenmiyor. Bu üç hayal ne mi? Birincisi bir “Türk Okulu”nun Moskova’da açılması, ikincisi bir “Türk Kültür Merkezi”nin oluşturulması ve üçüncüsü ki aslında belki de en kolay gerçekleştirilebilecek olanı, bir Türk kitaplığının oluşturulması.
Bu kadar insanız, okuyoruz, okuduklarımızı yakın çevremizle paylaşıyoruz. Neden daha fazlası ile paylaşmayalım? Yer problemi elbette bu sorunun bir numaralı nedeni. Ben de tam bu konuda kafa yormaya başlamışken geçenlerde elime bir mail ulaştı. Tam anlamıyla bir kitap kurdu olan arkadaşımın bana yolladığı mailde bahsedilen olaydan kulaktan dolma haberim olmasına karşın ayrıntılı bir bilgiye sahip değildim. Bana gelen maili aşağıda aynen aktarıyorum: Kafede, otel lobisinde, sinema'da kitap bulursanız, şaşırmayın hemen içine bakın, book crossing olabilir :) BookCrossing; Amerika'da yeni bir moda çıkmış: Birtakim meçhul kişiler, kamuya açık yerlere birtakim kitaplar bırakıyorlarmış. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karşılaşıyorsun. Mahallede yaşayan birçok kadının ortaklaşa kullandığı 'çamaşır yıkama merkezine' gidiyorsun, makinelerden birinin üstünde bir kitap. Trene biniyorsun, aa,koltuğunda bir kitap bulunuyor. Marketten alışveriş ederken elini atiyorsun, birisi biskuvi paketleriyle cips paketlerinin arasına bir kitap yerlestirmiş. Telefon kulübesine giriyorsun, telefonun yanında bir kitap... Define bulmak gibi! Roman, şiir, öykü, deneme, artık bahtına ne çıkarsa.... Bu moda İtalya'da ve Fransa'da da yayılmakta. Kitabı bırakan kişi kimliğini gizli tutuyor, kitabın parasını da helal ediyor. Tek ricası var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere bırakın da başkaları da yararlansınlar. Fakat bunu baslatan kişi belli: Ron Hornbaker adında, Missouri eyaletinden Bir bilgisayarcı. Bu olaya 'BookCrossing' deniyormuş. 'Kitap gezdirme' diye mi tercüme edelim...Fransa' da böyle 'crossing' yapan dokuz bin kişi varmiş daha şimdiden, ortalıkta dolaşan serseri kitap sayısı da on bini gecmis... Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Bu bir çesit 'okuma ve okutma kampanyasıdır' . Paylaşmaktır Ve başlı başına bir projedir. "Londra’daki uygulama Türkbükü’nde de başlamış. Türkbükü'nde plajdayım. Bir baktım, yattığım yerde bir kitap var.. Adı,"Yıldızlı, yağmurlu geceler".. "Ah,biri unutmuş" derken, kapağını açıp içine bakmak istedim ve beni şaşırtan bir yazı gördüm; "Ben bu kitabı severek okudum. Ve bitirdiğim yerde bırakıyorum. Sizin de seveceğinize eminim. Severseniz okuyun, sevmezseniz aynen bulduğunuz yerde bırakın. Okursanız, numara verdikten sonra siz de olduğunuz yerde bırakın lutfen.. 03 / 2005 Türkbükü.." 03... Üçüncü kişinin bu kitabi bıraktığını belirtiyormuş. . Diğer iki kişiden biri İstanbul'da bırakmış, diğeri ise Bodrum'da bırakmış.. Ben aldim kitabi İstanbul'a geldim ve hala okuyorum. Bitirince ben de "04"ve nerede okumuşsam yazıp bırakacağım. . Meğerse bu yeni adetmiş.. Ozellikle Londra'da cok yaygınmış. Parklarda bırakıyorlarmış okudukları kitapları insanlar. Londra'da bırakılan bir kitap Kuzey İrlanda'dan çıkmış.. Bakalım benim birakacağım kitap nereden çıkacak? Elinizdeki kitabı bulduğunuz ilk noktaya bırakmadan önce www.bookcrossing.com/ sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Siteye girince 2.5 milyon kitabın hala dolaşmakta olduğunu göreceksiniz. Amaçları tüm dünyayı bir kütüphaneye çevirmek!!! Kitaba bir etiket alınıyor, sisteme kitapla ilgili bir takım bilgiler giriliyor, bu etiket üzerinde ise bulana kitabın BookCrossing eylemi içersinde bırakıldığı, eğer ulaşım imkani var ise sisteme bulunma ile ilgili ve eğer el değiştirecekse bir sonra bırakılacaği durak.. vs ile ilgili bilgiler veriliyor. Bu sayede kitabinizi takip edebiliyorsunuz. Işte böyle... Ben bu maili okuyunca aklıma basit bir proje geldi. Madem burada yer sorunumuz olduğu içinkütüphane oluşturamıyoruz, neden biz de kitaplarımızı Moskova içinde dolaştırmıyoruz? Elbette biz yukarıda yazıldığı gibi bir parkta banka bırakamayız kitabımızı. Anlamı olmaz. Ama belli noktalar kararlaştırılabilir. Mesela Türk restoranları, Türklere ait mağazalar vb. Hatta istersek biz de numara verir kitaplarımıza ve sonuçta ne kadar dolaştığıno, ne kadar okunduğunu bile görebiliriz. Böylece Moskova’da kitapsız kalmaktan yakınmamıza da gerek kalmaz ve paylaşımda bulunmuş oluruz. Ne dersiniz? Seden Sezer
Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|