Hepinize!.. İşte ölüyorum. Kimseyi suçlamayın bundan ötürü. Hele dedikodudan, unutmayın ki, merhum nefret ederdi. Anacığım, kardeşlerim, yoldaşlarım! Bağışlayın beni. İş değil bu, biliyorum (kimseye de öğütlemem), ama benim için başka bir çıkar yol kalmamıştı. Lili, beni sev. Hükümet Yoldaş! Ailem; Lili Brik, anam, kız kardeşlerim ve Veronika Vitoldovna Polonkaya’dan ibarettir. Yaşamlarını sağlarsan, ne mutlu bana... Bitmemiş şiirleri Brik’lere verin, ne lazımsa onlar yapar. “Bir varmış bir yokmuş” derler hani: Aşkın küçük sandalı hayat ırmağının akıntısına kafa tutabilir mi! Dayanamayıp parçalandı işte sonunda... Acıları, mutsuzlukları, karşılıklı haksızlıkları, hatırlamaya bile değmez: Ödeşmiş durumdayız kahpe felekle. Ve sizler mutlu olun yeter.
Bu “son” mektup, belki de hepimizin her gün kullandığı metro istasyonlarından biri olan Mayakovskaya Metrosuna ve büyük bir caddeye ismini veren ünlü Rus şairi Vladimir Vladimiroviç Mayakovski’nin son şiiri. Sevenlerine ve ailesine bu mektubu bırakarak 14 Nisan 1930 yılında intihar ederek yaşamına son veren Mayakovski, Rusya’daki sosyalist devrimin en sıkı ve ünlü isimlerinden biri. 1893 yılında Gürcistan’da doğan Mayakovski’nin zor geçen çocukluk yıllarının ardından, eğitim için geldiği Moskova’da kendisini felsefeye verir ve Marksizimden etkilenir. Sosyalist arkadaşlarıyla kendisini derslerinden çok propagandalara adayan Mayakovski, daha 14 yaşında Bolşevik parti üyelerinin dikkatini çekmeyi başarır. 15 yaşında tutuklanarak bilinmeyen bir yere götürülen Mayakovski, uzun hapis yıllarının ardından Moskova Resim ve Heykel Okulu’na kaydolur. Burada özgün ve halktan olan çalışmaları ile diğer öğrencilerden farklılaşan Mayakovski 1911 yılında fütürist akıma katılarak Fütürist Bildiri’ye imzasını atar. Devrimle kurulacak yeni dünyaya ilişkin resimleri Rus Fütürizmi’nin başlangıcı olarak görülür. Ve bu dönemden sonra da bir zamanlar elden ele dolaşan Puşkin’in şiirlerinin yerini Mayakovski’nin şiirleri almaya başlar. 1. Dünya Savaşı’nın sonrlarında gerçekleşen 1917 Ekim Devrimi’ni büyük bir coşkuyla karşılayan Mayakovski, devrimin başlıca sözcülerinden biri olur; çünkü sanatçı sanatını bu sefer propaganda afişlerinde yaşatmaya başlamıştır. 35 gazete ve 57 dergide yazı yazan şairin politik şiirlerini okuyan Lenin şöyle der: “ ...Mayakovski’nin şiirlerinden pek bir şey anlamıyorum ancak onun meydanlarda savaşacak bir uzman olduğunu hissediyorum. Onun yazdıkları siyasi açıdan belki tartışılabilir. Şiirlerinde çok fazla politik bir şey yok, insanları bir şeye davet eder bir hava yok. Şiiri komünistleri birleştirmeye yetmez. Ama politik bakış açısının doğru olduğuna inancım sonsuz. ” 78 yıl önce bugün hayata gözlerini kapayan, gelenek karşıtı, sıkı bir devrimci ve şair olan Vladimir Vladimiroviç Mayakovski, Lubyanski Proyezd’de 1919 yılından 1930 yılındaki intiharına kadar yaşadığı ve şu anda “müze-ev”e dönüştürelen evinde hala yaşamakta ve yaşatılmaktadır. Not: Yukarıdaki son mektup şairin cesedinin yanında bulunmuştur. |