MoskovaLife.com 21 Kasım 2008   

MoskovaLife ANA SAYFA

HAKKIMIZDASARI SAYFALARLİNKLERİLETİŞİM
Ruscam
FOTO GALERİ

MOSKOVA HARITASI

MOSKOVA HARITASI

TurkRus.com

Nazım Hikmet'i andık E-posta

ImageNazım Hikmet’i andık bir avuç insan...

Nazım Hikmet’i andık, kimler kimler yoktu ki...

Sahi, kimler kimler yoktu?

45. ölüm yıl dönümünde memleket şairimiz Nazım Hikmet’i bir kez daha andık. Rus Türk Araştırma Merkezi’nin (RUTAM) hazırladığı anma töreni ve gece gerçekten unutulmaz oldu. Ben ise, günü daha Moskova sayfalarında unutulmazlara kaydettim. Şimdiye kadar kimler geldi kimler geçti Nazım’ın mezarı başından, kaç ünlü isim Nazım’ın mezarı başında fotoğraflara dahil oldu... Her geçen sene bir öncesini aratmayan programlar bunlar. Ama nedeni bilinmez sayımız bir türlü artmıyor, sanki olması gerektiği kadar olamıyor. Belki günlük telaşlara fazla dalmışız, belki hayattaki önceliklerimiz değişmiş, belki de sadece... Neden ne olursa olsun, eski yüzler yoklar, yeniler de yeteri kadar çok değiller gibi sanki...

 

Az veya çok ben biliyorum ki kalbinde Nazım’ı yaşatan çok insan var aslında. Burada, Moskova’da, aramızda ve önemli olan da bu aslında. Dün bir büyük tiyatrocunun muhteşem sahne performansına, bir usta gazetecinin Nazım’a bakış açısına ve daha da önemlisi Nazım’ın kendi elleri ile yazdığı eserlere şahit oldum. Dün Nazım Hikmet’i bir kez daha aslında ne kadar az anlamış olduğumu fark ettim, her yıl olduğu gibi. Onu tam olarak ne zaman anlarım bilemiyorum ama aynı şiiri belki yirminci kez dinlediğimde, sanki ilk dinlemiş gibi oluyorsam, ya da hayatından bir kesiti sanki ilk defa öğrenmiş gibi içim ürperiyorsa, o zaman benim 3 Haziranlar’dan öğrenecek daha çok şeyim var demektir.

Sabah başladığımız Nazım günü bize pek çok güzel şey getirdi. Önce mezarı başında dünyaca ünlü şairimizi kendimizce andık. Duygularımızı çiçeklerle, şiirlerle dile getirdik. Konuşmacıları duygu yüklü kalbimizle dinledik. Türkiye’den gelip, Nazım’ın mezarına toprak getiren iki genci izlerken içimiz gururla doldu. Ardından akşam Nazım Hikmet’in yazdığı bir çizgifilmle başladık geceye ve ardından Nebil Özgentürk’ün Nazım Hikmet hakkında hazırladığı, tüylerimizi diken diken eden “Bir yudum insan” belgeseli ile duygulandık. Zeliha Berksoy’un Nazım’ın eseri olan “Jokond ile Si Ya U” adlı oyununda ise duygular belki de en üst düzeyde, bazen kızdık, bazen ağladık, bazen güldük ve o kadar etkilendik ki oyunun bitiminde salondan ayrılmakta bile zorlandık.

Öncelikle kendi adıma, organizasyona imzasını atan RUTAM’a, günümüzü renklendiren Zeliha Berksoy ve Nebil Özgentürk’e çok teşekkür ediyorum.

Otobiyografi
 
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
                                                                         ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
                                              ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
                                                                verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te
961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
                                                 sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
                                ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
                       çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
       camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
       ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
       Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam de şart değil
başbakan fakan olacağım da yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
                             insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
                  başımdan neler geçer daha
                                              kim bilir

(11.9.'61 - Doğu Berlin)

Nazım Hikmet

 
< Önceki   Sonraki >







Sokak Sokak Moskova

Moskova-Trafik

ANKET
Moskova'da enflasyon artışını ne ölçüde hissediyorsunuz?
 
HAVA DURUMU

Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova

10 GÜNLÜK MOSKOVA
HAVA DURUMU

Top of Page
 
(C) 2008 MoskovaLife
Türkiye'nin Moskova daki sesi