|
Bugün MoskovaLife.Com için yazıp çizen arkadaşlarımızın arasına bir isim daha katıldı. Kendi blog’u ile internette çalakalem yazan, özellikle de takı konusunda inanılmaz güzelliklere imza atan Serpil Haydin sizlere "Merhaba" diyor. O da ‘eş durumundan’ Moskovalı olan Türklerden. İlk yazısıyla başlıyor. Ve Moskova’yı sevmek için sürekli nedenler ararken, Moskova’nın karşısına çıkardığı zorluklara, bahanelere değinerek girizgah yapıyor. Söz, onun:
“MoskovaLife için yazılar yazar mısınız?”. Böyle bir teklif gelince kabul ettim, ama şu an çok şaşkınım, ne yazacağımı bilemiyorum açıkçası. Zaman zaman kendimden, Moskova’dan, ilgilendiğim hobilerimden bahsedeceğim sizlere. Şimdilik içimden geldiği gibi devam edeceğim.. Ben de içinizden biriyim. Eş durumundan yaklaşık 4 sene önce Moskova’da yaşamaya başladım. 4 senedir buradaki hayata alışmaya, yeni arkadaşlıklar, yeni zevkler edinmeye çalışıyorum. Ve en mühimi Moskova’yı sevmeye çalışıyorum! Ne zaman Moskova’da “Şunu seviyorum” desem, vazgeçirmek için elinden geleni yapıyor bana... Moskova’da şehrin içindeki yeşil alanları, parkları çok seviyorum... Ama her an “Artık sevmiyorum” diyebilirim... Nedeni, şimdilerde sokakta, evde, ofiste uçuşan kavak pamukçukları. Sanki kar yağmış gibi evimizin bahçesi. Alerjik bir bünyeye sahip biri için bu mevsim bir işkence olmalı... Ben İstanbulluyum aslen. Elimde olmadan iki şehri her an kıyaslıyorum... Bu durum için de yapıyorum kıyaslamayı tabii. Hatırlıyorum, eskiden, yani ben çocukken uçuşurdu bu pamukçuklar, ama artık yok. Bildiğim kadarıyla belediyeler önceden önlem alıyorlar.Ya da şu da olabilir: İstanbul artık eskisi kadar yeşil değil... Yaz mevsimini de seviyorum Moskova’da, ama sıcak su kesintileri başlayacak yakında. 15 günlük bir yokluk benim duygularımı değiştirebiliyor. Kısacası ben Moskova’yı sevmek istiyorum ama, bahanem çok!
7/6/2008 |