|
Zaman gazetesi yazarı Fikri Türkel, Moskova izlenimlerini yazdı. Türkel, "Moskova izlenimlerime trafikle başlamakta haklıyım. En derin iz bırakan nokta bu oldu. Dört saat önce havaalanına hareket etmemize rağmen uçağı kaçırma noktasına getirdi. Yolunu bilmem, dilini bilmem, âdedini bilmem bir gurbet elde, geniş uzun yolların sıkışıklığında kalmayı ancak yaşayanlar bilir" diyor! İşte o yazı:
Moskova'yı bir de benden dinleyin "Trafik şikayetçileri Moskova'ya..." Her devirde bir yerlere birilerini göndermeye alıştık ya; ondan... Yoksa kimseyi Moskova'nın trafik işkencesine yatırmak istemem. Ancak bu, Kadir Topbaş için bir teselli olabilir. Teselli olabilir; ama İstanbul'un mazereti olamaz. Moskova izlenimlerime trafikle başlamakta haklıyım. En derin iz bırakan nokta bu oldu. Dört saat önce havaalanına hareket etmemize rağmen uçağı kaçırma noktasına getirdi. Yolunu bilmem, dilini bilmem, âdedini bilmem bir gurbet elde, geniş uzun yolların sıkışıklığında kalmayı ancak yaşayanlar bilir. Moskova büyük şehir. Çarların ihtişamının, ülkenin genişliğinin, Sovyetler'in katılığının temsil edildiği bir uçsuz bucaksız bir sergi salonu. Her şey görkemli: Yol, apartman, saray, alışveriş merkezi, kanal, nehir vs... Bu göz alıcı durum, dünyanın en ünlü markalarını da çekmiş. Her şeyin ihtişamlı olmaya zorlandığı bir ortamda detayların kaybolması ve tali kalması kaçınılmaz. Hele kapitalizm yolunda hızlı adımlarla mesafe almaya çalışan Rus hükümetine, üç nesil komünizmle yoğrulmuş bir mantalitenin ayak uydurması kolay olmuyor. Moskova'ya ilk Real mağazasının açılışı sebebiyle gittik. Perakendecilik açısından Rusya önemli bir pazar. Dünya devlerinin rekabet alanında üç ülke var: Rusya, Çin ve Hindistan. Rusya, mağazalaşmaya en hazır ülke. Dev mağazalara alışık Rus halkı kolayca uyum gösterdi Batı tarzı alışveriş merkezlerine. Ramstore ile Türkiye bu pazarda kendini göstermesinin yanı sıra müteahhitleri ve mallarıyla da hemen her yerde var. Yeterli olmasa da var. Gelişebilecek bir filiz niteliğinde. Real, mağaza açmasının yanı sıra bir alışveriş merkezi inşa etmiş. Müteahhitliğini Enka'nın yaptığı alışveriş merkezinin karo ve vitrifiye malzemelerini Eczacıbaşı tedarik etmiş. Eczacıbaşı'nın halen Moskova'da bir mağazası var. Yakında 20 milyon dolarlık bir fabrika inşaatı başlayacak. Real'in yaptığı alışveriş merkezinde ayrıca üç tane de Türk mağazası var. Aslında bütün alışveriş merkezlerinde olan bir durum bu. Buna rağmen Türk malları yeterince önde görünmüyor buralarda. Real'in Rusya Genel Müdürü Thorsten Vogt ile görüştüm. Türkiye'den meyve sebze alımı konusundaki durumu sordum. Vogt, Türkiye'den yeni 6 eleman getirdiklerini, bunlarla Türkiye'den meyve, sebze ve balık alımı konusunda sistemi kurmaya çalıştıklarını söyledi. Potansiyel büyük, ancak yeterli tedarik sağlanamıyor. Dünyaca ünlü ve iddialı ürünlerimizin raflarda hak ettiği yeri alamadığına şahit olduk. Perakendecilik açısından inanılmaz bir açlık var. Yüzde 93 gelişebilecek bir pazar olduğunu açıkladı Vogt. Bu yüzden kasımda ikinci, aralık ayında üçüncü mağazalarını açacaklarını belirtiyor. Halen 8 inşaatı sürüyor grubun. 5 yılda 25 mağaza açma iddiasındalar. Real'in de bağlı olduğu Metro AG, 2001'de girdiği Rusya pazarına 580 milyon Euro yatırım yapmış. Türkiye'ye gireli 15 yıl oldu, yeni temel atmalarla 800 milyon Euro'yu buluyor. Rusya, Metro Grup'un yanı sıra dünya devlerinin yarış alanı halinde. Dev şantiyelerin ardında iki kurum yükseliyor: Apartmanlar ve alışveriş merkezleri. Petrolle zenginleşen, kalabalık ve eğitimli nüfusuyla her kesimde kendini gösteren Ruslar, tüketim kalıplarını da zorluyor. Batılı sermaye buralara gelirken rekabetçi ürünlerini taşıyamıyor. Burada Türk insanının tedarik ve mal sevkıyatı önemli. Aksi takdirde bu boşlukları birileri doldurur. Fırsatlar devam ediyor ve yapılacak çok iş var... |