|
Sokaktan geçen herhangi birine “Rusya deyince aklınıza ne geliyor?” diye sorsak söyleyeceği ilk üç şeyden biri votka olacaktır sanırım. Ruslar’ın milli içeceği olan votkanın isminin nerden geldiğini, nasıl yapıldığını, kısaca tarihçesini hiç merak ettiniz mi? Biz sizin yerinize bu konuyu merak edip araştırdık; size de okuması kaldı. Votka, votka olarak isimlendirilmeye 17. yüzyılda başlanmıştır. Bundan önce, tahıl şarabı, korçma şarabı, damıtılmış şarap, tütsülenmiş şarap ve acı şarap gibi isimlerle anılıyormuş. Votka ismi ise, “aqua vitae-hayat suyu” olarak görüldüğü için “voda" yani "su” kelimesinden türetilmiş.
Votka, ilk kez 14. yüzyıl sonlarında, Moskova üzerinden Litvanya’ya geçen Cenevizli tüccarlar tarafından Rusya’ya getirilmiş. Dönemin Moskova valisi olan Prens Dimitry Ivanoviç’in misafirperverliğine teşekkür olarak sunulan damıtılmış ve mayalanmış üzüm suyuna o dönemde fazla ilgi gösterilmemiş; çünkü o dönemde daha çok bira ve bal likörü tercih edilmekteymiş. 1429 yılında yabancılar tarafından tekrardan Moskova’ya getirilen “aqua vitae-hayat suyu” bu sefer tedavi edici bir içecek olarak tanıtılmış. Rusya’da bolca üretilmesinden dolayı tahıldan üretilmeye başlanan votka çok kuvvetli bir içecek olduğu için suyla karıştırılarak içilmeye başlanmış ve “aqua vitae-hayat suyu” ismini de bu zamanda almış. Ve 15 yüzyıl boyunca Rusya’da bütün manastırlarda üretilmeye başlanmış. 3. Ivan bu dönemde votka ve diğer akollü içeceklerin üretimi ve satışı için devlet tekeli yasasını koymuştur. 16. yüzyılda ise; Rusya, ilk kez votka ihracatına başlayarak bütün dünyaya ününü duyurmaya ve büyük bir gelir elde etmeye başlamıştır. 1533 yılında votkanın da içinde olduğu çeşitli alkollü içkilerin satıldığı ve içildiği “Çar’ın Kabak’ı” olarak adlandırılan yerler açılmaya başlamıştır. Ve Korkunç Ivan döneminde bu yerlerde büyük bir artış yaşanmıştır. Yabancı gezginlerin günlüklerinde ve seyahat notlarında “Çar’ın Kabak’ı” olarak adlandırılan bu yerlerin “Rus Tavern”leri, meyhane-birahane gibi yerler olduğu yazılmaktadır. Kabak kelimesinin anlamı ve kökeni tam olarak bilinmemekle beraber Rusya’ya Doğu’dan geldiği tahmin edilmektedir. Zaman içinde votka üretiminde de çeşitli farklılıklar yaşanmış ve çok çeşitli aromalarla tatlandırılmıştır. I.Peter döneminde, devlet gelirlerini arttırmak amacıyla votka tüketimine ek vergiler konmuştur. Büyük Peter (Deli Petro) dönemindeyse, Rus hanedanlığı içinde “votka kralları” oluşmuştur. Ve yine bu dönemde aristokrat ve tüccarlara da votka üretme hakkı verilerek ülkedeki votka üretiminin katlanması amaçlanmıştır. Bununla beraber de votka zengini aristokrat ve tüccar sınıfı doğmuş ve birçok aristokrat kendi aromasını yaratarak votka çeşitliliğini de arttırmıştır. 1812 yılındaki Rusya-Fransa savaşı döneminde votka, Fransızlar tarafından da çok rağbet görmüş; sadece egzotik bir içki değil, asillerin içkisi olduğu için de daha fazla tercih edilmiştir. 19. yüzyıl sonlarında ise yavaş yavaş votka üretimi için bazı kurallar belirlenmiştir. 1885 yılına kadar 12.3 litrelik kovalarda satılan votka bu tarihten sonra şişelerde satılmaya başlanmıştır. 1894-1895 yıllarında da ünlü bir kimyager olan D.I. Mendeleev, votka için “Alkol-Su oranı”nı belirleyerek bir alkometre oluşturmuş ve bu oranda üretilmesi karara bağlanmıştır. Sovyet rejiminin gelmesiyle beraber üretim ve satışının devlet kontrolü altına giren votka, tüketiminde de alkolikler oranında da önemli bir azalma görülmüştür. 1953 yılında İsviçre’de yapılan uluslararası içki yarışmasında altın madalya alan Rus votkası “Stoliçnaya” etiketiyle tüm tüketiciler tarafından bilinerek satın alınması amaçlanmıştır. 1985 yılında Gorbaçev döneminde alkol tüketimi ve alkolizme karşı sıkı önlemler ulusal likör ve votka endüstrisine sıkı bir darbe vurmuştur. Bu yasa beraberinde kaçak votka üretimini getirerek zehirlenme ve ölüm vakalarında önemli artışlara neden olmuştur. Votkanın tarihsel gelişimiyle ilgili daha detaylı bilgiler almak ya da nasıl üretildiğini maketler eşliğinde görmek istiyorsanız Votka Müzesi’ni gezmenizi öneririz. Küçük bir hatırlatma daha votka, “Şişede durduğu gibi durmaz”! Adres: 73G, Izmailovskoye Şose Tel.: +7 (495) 166-69-58 +7 (495) 166-58-70 |