MoskovaLife.com 12 Mayıs 2008   

MoskovaLife ANA SAYFA

HAKKIMIZDASARI SAYFALARLİNKLERİLETİŞİM
Ruscam
FOTO GALERİ

MOSKOVA HARITASI

MOSKOVA HARITASI

TurkRus.com

Bir film seti gibi E-posta

ImageMoskova’ya turist olarak gelenlere, gezmeleri tavsiye edilen yerlerden biri de Moskova Metrosudur. Belli istasyonların isimleri verilir, "mozaiklerin zerafetini, heykellerin ihtişamını, metro hatlarının uzunluğunu, yerin adeta '7 kat' altına inildiğini mutlaka görün" denir. Peki ya metronun içindeki yaşam? Günde beş milyondan fazla insanı taşıyan bu vagonlardaki insan portreleri? Metrodaki insanları görmeden bir turist nasıl Moskova’yı gezdim, gördüm; beğendim ya da beğenmedim diyebilir?

Bana göre, Metro Moskova’nın bir aynasıdır sanki. İnsanı gerçek hayatın içine çeken; çirkini güzeli bir arada gösteren; hepsi birer roman konusu olacak hayat hikayelerini sunan bir ayna. Buraya tuzu kuru olan kesim pek rağbet etmez. Burada Moskova’nın şatafatını göremezsiniz; gerçekten çalışmak zorunda olan, ekmeğini taştan çıkartmak için sabahları uykulu gözlerle işine gitmeye; akşamları da yorgun ve düşünceli bir halde evine dönmeye çalışan gösterişsiz insan topluluğu vardır. Sabahları, kimisi, ortamın havasızlığından, bitmek bilmeyen uzun yolculuk süresinden elindeki kitabıyla uzaklaşmaya; kimisi ise, sıcacık yatağındaki doyamadığı uykusuna burada devam etmeye çalışır. Ama konuşanını görmek zordur! Herkes sadece kendisiyle, kendi işiyle ilgilenir. Akşam dönüş saatleri de pek farklı değildir, aralarında konuşanların sayısı biraz daha artmıştır o kadar. Bir de içkiden gözleri davul gibi olmuş, ayakta bile durmakta zorlananların sayısı sabahtan akşama hayli yükselmiştir.

İşte bunlardan biri; elinde sanki bir bebeğin biberonunu tutarcasına sımsıkı tuttuğu pet bira şişesiyle bir adam giriveriyor vagona. Gözleri şiş, yüzü kıpkırmızı, yalpalaya yalpalaya kendine bir yer bulmaya çalışıyor. Yanında ise, yüzünden hayatın bütün sıkıntılarını omuzladığı anlaşılan, görünüşünün vermiş olduğu yaşlı ve yorgun ifadeye rağmen oldukça genç karısı. Kalabalığın ortasında yere düşmesin diye sımsıkı kocasını tutuyor. Ve kocasının o sarhoş haliyle, herkesin ortasında yaptığı el şakalarına dayanmaya; bir yandan da kucağındaki bebeğini tutmaya, onun ağzına ekmek tıkıştırmaya çalışıyor. Bu sırada ortamızdan tekerlekli sandalyede ilerleyen asker kıyafetli, iki bacağını ve tek kolunu kaybetmiş bir malul geçiyor, elindeki kutuya para atmamızı isteyerek.

Peki ya hep acıklı filmler mi çekiliyor bu sette? Hayır tabi! Ben çevremi izleyedururken, yanı başımdaki alımlı Azeri kızıyla ayakta duran yağız Kafkas delikanlısı arasında çoktan mercimek fırına verilmişti bile. Delikanlının kıza yer vermesiyle başlayan "sahne", karşılıklı iltifatlaşmalarla, telefon alışverişiyle devam ediyor ve vagondan beraber elele çıkmayla mutlu sona eriyor. Metroda aşk başka oluyor!

Dedim ya, Metro, sizi gerçek hayatın içine çekiveriyor; sanki bir film stüdyosuna girmişsiniz ve her köşesinde farklı aktör ve aktrislerle farklı sahneler izliyormuşsunuz gibi... Birden oradaki tüm hayatları yaşar, yaşananlara tanık olursunuz. Hepsi size bir şeyler anlatır Moskova’yla, hayatla ilgili. Film şeridi misali hızla akan vagonlar sonsuz metrajlı bir film izlemeye çağırır sizi... 
 

 
< Önceki   Sonraki >







Sokak Sokak Moskova

Moskova-Trafik

ANKET
Moskova'da yaşam...
 
HAVA DURUMU

Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova

10 GÜNLÜK MOSKOVA
HAVA DURUMU

Top of Page
 
(C) 2008 MoskovaLife
Türkiye'nin Moskova daki sesi