|
Sovyet sinemasının kilometre taşlarından biri daha: "Beyaz Çöl Güneşi (Белое солнце пустыни)". Komedi, dram ve savaş türünün başarılı bir harmanlanması olan film, Doğu ve Batı kültürünün izlerini ustalıkla yansıtıyor. Sovyet döneminde çekilen ilk kovboy tarzı film olan “Beyaz Çöl Güneşi”, filmde geçen birçok söylemin daha sonra Sovyet günlük yaşamına yerleşmiş olmasıyla da önem taşıyor. Sovyetler Birliği’nde uzaya gidecek olan kozmonotlara izlettirilmesi bir gelenek haline gelen filmin konusu şöyle:
Film bugünkü Türkmenistan'ın Hazar Denizi kıyılarında Ekim Devrimi sonrasında iç savaş yıllarında geçmektedir. Sukhov terhis olmuş bir Kızıl Ordu askeridir. Yıllar süren hasretten sonra rüyalarından çıkmayan karısına, evine doğru yola koyulmuştur. Filmde zaman zaman karısı ile konuşmakta, hayaller kurmaktadır. Sukhov eve yolculuğu sırasında çölde boğazına kadar kuma gömülmüş olan Seyid ile karşılaşır ve onu kurtarır. Seyid ona olan hayat borcunu ödemek için Sukhov'u takip etmeye başlar. Bu arada bölgede çetecilik yapan ve Beyaz Ordu ile beraber çalışan çeteci Abdullah'ı yakalamaya çalışan başka bir küçük bir Kızıl Ordu birliği ile karşılaşır. Abdullah kaçmış ve haremini geride bırakmıştır. Harem birliğin hareket kabiliyetini zayıflattığı için emniyetli bir yerde bırakmak üzere Sukhov'a emanet edilir. Bu emrivaki görev için Sukhov'a yardımcı olarak bir de genç asker verilir. Sukhov kadınlarla beraber tekrar yollara düşer ve Hazar kıyısında bir müzeye gelir ve konaklarlar. Burada Abdullah'ın adamları Sukhov'u öldürmek isterler. Ancak Seyid'in de yardımı ile Sukhov bunları öldürür. Müzede Çarlık Rusyası'ndan kalma bir memur da bulunmaktadır. Memur devrimden sonra hiç bir önemi kalmadığından şikayet ederek, etliye sütlüye karışmadan içerek ve şarkı söyleyerek vakit geçirmektedir. Sukhov'la arkadaş olurlar. Bu arada haremdeki kadınlar Sukhov'u yeni kocaları olarak kabul ederler ve sadece onun yanında yüzlerini açarlar. Sukhov onlara Sosyalizmin geldiğini ve artık özgür olduklarını atlatsa da kadınlar onu dinlemek istemezler. Abdullah müzeye baskın yapar ve kadınları kendilerine sadık kalmadıkları için öldürmek ister. Sukhov onu yakalar ancak Abdullah Gülçitay'ı kandırarak tekrar kaçar. Gülçitay'ı ve kendisine aşık olan genç askeri öldürür. Sukhov ile Abdullah arasında çatışma çıkar. Seyid gene ortaya çıkar ve onun da yardımı ile çeteyi yok ederler. (Vikipedi, özgür ansiklopedi) |