|
On kişilik kızlı erkekli bir arkadaş grubu, eğlenceli bir hafta sonu geçirmek için güzel havadan da faydalanarak Arhangelskoye Parkının yolunu tutarlar. Evlerinden getirdikleri yiyeceklerle, satın aldıkları içki ve abur cuburla kendilerine mükellef bir sofra hazırlarlar. Yemek, eğlence olur da müzik olmaz mı? Gitar eşliğinde eski Rus parçalarını mırıldanırlar ve mutlulukları parkın her köşesinde çınlar...Ta ki iki Rus polisi çıkıp yanlarına gelene kadar.
Ayakta bile durmakta zorluk çeken bir polis ve başka bir polis arkadaşı bu genç grubun yanına yaklaşır. Aralarındaki kızların yanına giderek sarkıntılık etmeye ve çirkin kelimeler söylemeye başlarlar. Bunlardan rahatsız olan erkek arkadaşları ise; polise karşı gelerek kız arkadaşlarını korurlar. Ve erkeklerle polisler arasında sıkı bir tartaklama ve laf dalaşı yaşanır. Bu dalaşma esnasında polisler bu genç grubu esrar çekmekle suçlar ve karakola götüreceklerini söylerler. Bu noktadan sonra gençler için durum başka bir boyut kazanmıştır. Hukuk öğrencisi olan bir genç bu suçlamanın ardından, sarhoşluktan sendeleyen polisin üstüne atlar ve onu yere düşürür. Diğer polis bu genci yakalayarak hızlıca ellerini arkada birleştirir ve çocuğun kurtulma çabaları içinde arka cebine küçücük beyaz bir paket koyar. Bu sahne çocuğun kız arkadaşı tarafından görülür. Artık işler daha da büyük bir çıkmaza girmiştir; polise saldırılmış, gençler esrar bulundurmak ve kullanmakla suçlanmış ve esrar paketi gencin cebine bir polis tarafından konmuştur. Kim, neyi, nasıl kanıtlayabilir?! Kulağa Amerikan filmlerinden alınmış bir sinopsis gibi geliyor sanki. Ama maalesef ki yaşanmış gerçek bir olay olduğunu bizzat bana anlattılar! Hem de Moskova’ya Rusça öğrenmek amacıyla gelmiş ve Rus filolojisi okumak için yanıp tutuşan bir İtalyan öğrencinin başına gelen bir hikaye. Konu edilen hukuk öğrencisi ise, bu İtalyan kızın erkek arkadaşı. Rus polisleri tarafından sarkıntılığa maruz kalan ise bizzat kendisi. Bu hikayeyi kaleme alarak sizlerle paylaşmak istedim. Hepimiz Rusya'da huzurulu bir hayat yaşamak istiyoruz. Bazen çok yardımsever polislerle de karşılaştığımız oluyor. Yani herkesi aynı kefeye koymak doğru değil. Ama tüm anketlerde Rus halkının en az güvendiği kurumun da polisler olması, biz yabancılardan önce Rus halkının bizzat polislerin tutumundan ne kadar rahatsız olduğunu zaten gösteriyor. Geçenlerde bizzat Rusya Rehberler Birliği, "Kızıl Meydan'a çıkan turistlerden pasaport kontrolü diye rüşvet alınıyor" diye şikayetçi oldu. Yani tablo parlak değil. Maalesef Moskova’da özellikle polisler tarafından nerede, ne zaman, neye maruz kalacağımızı, nasıl bir tutumla karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Umarım yaşanmış bu örnek hepimizin kulağında bir küpe olarak kalır. |