|
Kökeni insanlığın doğumuna kadar giden bir sanat: Dövme. Başlarda değişik kabilelerin üyelerini birbirinden ayırmakta kullanılırmış. Çağlar boyunca kavramsal ve biçimsel olarak birçok değişimden geçen bu sanat, günümüzde birbirinden yetenekli dövme sanatçıları tarafından gerçekleştiriliyor. Bir süredir bu konuda bir yazı yazmak düşüncesindeyken, arkadaşlarımdan ismini duyduğum bir dövme sanatçısına, Nellie Zlochevsky’ye fotoğrafçı arkadaşım Serhat Kavas ile bir ziyaret gerçekleştirmeye karar verdim. Dövme ile ilgilenen okuyucularımızın ilgisini çekeceğini düşündüğüm bu günden kalan izlenimleri her beraber okuyalım.
Röportaj: Keremcan Gümüştaş / http://www.cerebrocreative.com Fotoğraflar: Serhat Kavas / http://www.serhatkavas.com
Her ülkenin dövme sanatına bakış açısı farklıdır. Zaman içinde değişen, gelişim gösteren bu kavram, kültürel ve coğrafi özelliklere göre çok çeşitli anlamlar kazanıyor. Tabii ki üzerinde yaşadığımız Rusya topraklarında da durum farklı değil. Benim ilgimi çeken en önemli noktalardan biri, Ruslar için dövmenin diğer ülkelere göre farklı bir bakış açısını barındırması.
Rusya’da genelde orduda ve hapishanelerde yaygın bir şekilde yapılan dövmeler, şekillerinin ve uygulanış tarzlarının güzelliğinden çok, sahip oldukları anlamlarla ön plandalar. David Cronenberg’in 2007 yapımı filmi “Eastern Promises – Şark Vaatleri” filminde bu konuyu ayrıntısıyla izlemiştik. Yani siz siz olun, omuzlarınızda yıldız dövmesi varsa Rus hapishanelerine düşeyim demeyin. Rus hapishaneleri ve ordusundaki dövmeler konusunu bir sonraki yazımda okuyabilirsiniz.
Bir süredir Moskova’da oldukça yetenekli bir dövmecinin ismini duyuyorum: Nellie . Fotoğrafçı arkadaşım Serhat ile birlikte, Nellie’nin dövme yaptığı mekana gidip ortamı incelemek ve kendisiyle ufak bir röportaj yapmaya karar veriyoruz. Metro ile Yugo-Zapadnaya’ya uzun süren bir yolculuktan sonra varıp, dolmuşla devam ediyoruz. Adrese geldiğimizde oldukça eski görünen bina, klasik bir Sovyet apartmanı. Eski buton sistemiyle çalışan asansöre binip 11.kata çıktığımızda, Nellie’nin yaşlı annesi bizi karşılıyor. Rusya çok kendine has bir ülke; hiç de ilginç olmayan karşı komşunuzun kapısının ardında, yetenekli bir dövmeci yaşıyor olabilir.

İç kısım aslında sıradan bir ev. Nellie bu evde annesi, kızı ve kedileriyle beraber yaşıyor. Bu sırada müşterisiyle tanışıyoruz. Bugün omuz bölgesine daha önceden başlanmış olan bir dövmeye devam edilecek.
Tüm fotoğraf setini görmek için lütfen tıklayın: http://www.serhatkavas.com/sets/tattoo-artist
Hazırlıklar devam ederken biz de sohbete başlıyoruz:
Keremcan: Nellie, merhaba. Bize biraz kendinden bahseder misin? Nellie: Merhaba, Ben Nellie; 78 doğumluyum, kedileri ve müziği seven bir dövme sanatçısıyım. Psikolojiyle ilgilenirim ayrıca fotoğraf çekmekten hoşlanırım.
K: Bu işe nasıl başladın? N: 18 yaşımdayken ilk defa kendi omzuma bir dövme yaptım. Bitince gördüm ki hiç fena olmadı ve bu işi yapabileceğimi düşündüm, çünkü çizimim oldukça iyidir. Lenin Üniversitesi Grafik Sanatlar bölümü’nden mezunum. Ardından bir arkadaşım kendisine de dövme yapmamı isteyince teyp motorunu kullanarak basit bir makine yaptık ve bununla kendisine yılan şeklinde bir dövme yaptım. Daha sonra dövme isteyenlerin sayısı artınca bir şekilde bu işe başlamış oldum. Aradan biraz zaman geçince profesyonel olarak çalışmaya başlamıştım bile. O günden beri yani tam 13 yıldır elimde makinemle dövme yapıyorum.

K: Peki dövme yapmaya başlayınca ailen ve arkadaşların bu konu hakkında ne düşündüler? N: Tam olarak bunu söyleyemiyorum çünkü kafalarının içinden geçeni tam olarak bilemem. Ama bildiğim birşey var ki onlar da benim yaptığım dövmeleri hayranlıkla takip etmekteler. Eşime ve arkadaşlarına da şimdiye kadar birçok dövme yaptım ve herkes sonuçlardan oldukça hoşnut. Küçük kızım da şimdiden bu konuyla çok ilgili; belki büyüyünce ona da dövme yapmayı öğretirim ve böylece bir aile şirketi kurarız : )
K: Mesleğinin en sevdiğin kısmı nedir? Yapmayı en sevdiğin tarz? N: En sevdiğim şey, müşterilerimin kendilerine has, özellikli dövmeler istemeleri. Böylece vücutlarnda daha önce kimsede olmayan orijinal bir sanat eserine sahip oluyorlar. Bu şekilde insanları mutlu etmeyi seviyorum, çünkü işimde bu çok önemli. En sevdiğim dövme tarzı ise gerçekçi tarza sahip olanlar. Çünkü bunları yapmak ciddi bir efor ve sabır gerektiriyor. Bu benim için de kendimle yarış içinde olmak demek. Yapmayı en sevdiğim dövmeler ise hayvan çizimleri ve insan portreleri.

K: Dövme yaparken nasıl bir yol izliyorsun? N: Aslında metodum oldukça basit. Birkaç değişik türde makinem, çok sayıda dövme iğnem ve dövme boyalarım var. Geri kalan herşey ise yeteneğime ve insanların isteklerini tam olarak anlamama kalıyor şeklinde özetleyebilirim. İşimle ilgili en önemli özelliklerimden birisini ise kedim oluşturuyor; kendisi insanların ilgisini çekip rahatlamalarında gerçek bir yardımcı.
K: Dövme kavramı zaman içinde değişiklik gösteriyor mu? Bu konudaki izlenimlerin neler? N: Tabii ki herşeyde olduğu gibi dövme kültüründe de dönemine göre bir değişim var. Eskiden insanlar (müşterilerim) daha sade çizimleri tercih ederlerdi, son dönemde ise istekleri daha kompleks çizimler ve hikayelerden oluşuyor. Üstelik dövme teknolojisindeki birtakım gelişmeler sayesinde daha gerçekçi dövmeler yapmak eskiye oranla biraz daha kolay hale geldi. Özellikle foto-gerçekçi dövmelerle uğraşmak, benim gibi bu işle uğraşan sanatçılar için kendimizle içinde bulunduğumuz zorlu bir yarış.
K: Bizim için mesleğinle ilgili ilginç bir hikayen var mı acaba? N: Evet tabii ki. Bazen çiftler dövme yaptırmaya beraber geliyorlar. Bir keresinde yine böyle bir çift dövme yaptırmaya geldi. Kadın, ben daha elime makineyi bile almadan aşırı derecede korkmaya ve kaçmaya başladı, neredeyse olduğu yerde bayılacaktı. Kendisini tutup, oldukça güç bir şekilde sandalyeye oturttuk. Eşine ise bir süreliğine dışarı çıkmasını, dövme yaptığım süre boyunca stüdyoya gelmemesini rica ettim.
Kocası kapıdan çıkar çıkmaz kadın sakinleşti ve ona çok güzel bir dövme yaptım. O günden sonra çiftler geldiğinde erkekleri dışarı göndermeye başladım : ) Böylece kadın müşterilerimle daha rahat bir şekilde çalışabiliyorum. Erkeklerde ise durum tam tersi; eşlerine kendilerinin ne kadar kahraman olduklarını göstermek istercesine, en zorlu dövmelere bile ses çıkarmadan sabır gösteriyorlar. İki cins arasında gözlemlediğim bu fark oldukça ilginç bir durum.

K: İlk kez dövme yaptıracak birine neler söyleyebilirsin? N: Açıkça söylemek gerekirse, önce dövme yaptırıp yaptırmayacağınıza tam bir karar verin. Zira bu ömür boyu üstünüzde kalacak bir sanat eseri olacak. Ardından, yaptıracağınız dövmeyi dikkatli ve acele etmeden seçin. Her ne kadar başıma fazla gelmediyse de, sonradan pişman olacağınızı düşündüğünüz bir dövmeyi yaptırmayın.
K: Peki Nellie sana çok teşekkür ediyoruz. Son olarak bize söylemek istediğin bir şey? N: Dövmenizi seçtiğinizde kalbinize danışın; o size ne istediğini söyler. Bana kalan ise sadece onu üstünüze giydirmek :

Nellie’yi ve müşterisini daha fazla rahatsız etmemek için, fotoğraf çekimlerimiz bittiğinde ortamdan ayrılıyoruz. Moskova’nın bu soğuk günlerindeki bir sonraki durağımız, Nellie’nin bize tavsiye ettiği, özel dövme makineleri yapan bir ustanın atölyesi olacak. Orada da ilginç bir hayata kısa bir bakış atacağımız düşünüyoruz. Kar çiselemeye başladığında kendimizi metroya atıp evlerimizin yolunu tutuyoruz.
-----------------------------------------------------------------------------
Nelly Zulochevsky’nin dövme portfolyosunu www.fadetoblacktattoo.ru adresinden inceleyebilirsiniz.
23/2/2010 |