Lisan, insan, 90-60-90 ya da Dostoyevski…

MELİSSA İLKEROVNA’nın kaleminden: Yabancı diller… En büyük takıntılarımdan biri olan bu konu hakkında, sizinle saatlerce konuşabilirim. Bakalım “birkaç dilde dans eden” düşüncelerimi toparlayıp sizi fazla sıkmadan bu makaleyi bitirebilecek miyim?

Hepimiz en az bir yabancı dil bilmek istiyoruz, bu konuda eminim hemfikiriz. Yabancı dil bilmenin bin bir avantajı var bugünlerde, bu yüzden konuyu fazla dağıtmadan devam edebiliriz.

Bu avantajları bildiğimiz halde yabancı dil konusunu fazla ciddiye almıyoruz.  Aynı sorun hem Türkiye’dei, hem de Rusya’da var. İlkokuldan beri gördüğümüz İngilizce derslerine rağmen şu ‘akıcı konuşma’ işini çözemiyoruz bir türlü.

Neden mi?

Bence, bu konuya karşı tavrımızdan.,

“İngilizce/ Rusça biliyor musun?” sorusuna gelecek cevabı hepimiz tahmin edebiliyoruz: “Derdimi anlatacak kadar biliyorum©”, olur muhtemelen.

Bunu duyan bir Rus şöyle derdi: все это было бы смешно, когда бы не было так грустно. Yani “Durum bu kadar üzücü olmasaydı gülerdim belki” diye bir tepki verirdi.

Evet, bu tür cevaplar yüzlerimizde bir tebessüm oluştursa da, içinde bulunduğumuz bu durum fazlasıyla üzücü.

Bunlar hep hayata karşı tutumumuzdan oluyor belki de. Bir şeyi elde edebilmek için fazla çaba sarf etmiyoruz.

Bir ay sonra bir ilerleme fark edemiyorsak o herhangi bir şeyden vazgeçiyoruz.

Bu ister koyduğumuz 90-60-90 hedefine ulaşamayan vücudumuz olsun, ister hala anlamadığımız Dostoyevski’nin bir romanı (burda hafif abarttım tabii, Dostoyevski’nin romanlarını Ruslar bile zor anlıyor).

Oysa ki başarılan zor bir işin verdiği mutluluk paha biçilmez.

Yabancı dil öğrenmek ne kadar zor bir iş olduğunu biliyoruz. Bu yüzden “yeterince biliyorum”larla, konu Türk-Rus evliliğinden olan çocuklarımız olduğunda ise “İlerde öğrenir kafası karışmasın şimdi”, “Birkaç sene sonra Türkiye’de/Rusya’da öğrenir”lerle teselli etmeyelim kendimizi.

Gün geçtikçe yeni bir şeyler öğrenmek daha da zor oluyor. İş işten geçti, demeyin. Geç olsun güç olmasın. Ayrıca çocuklarınızın da yabancı dillere karşı sevgi ve saygıyla büyümeleri, ekstra bir dil bilmeleri ileride çok işlerine yarar.

Benim işime yaradı.

Bu mevzu burada bitmiyor. Tartışmaya devam edeceğiz.

Makalenin devamında görüşmek üzere 

***

© “Copyright” – Bir Türk’ün standart cevabıdır bu ☺

Share Button