Moskova usulü kahvaltı pek de “yoksul” değilmiş!

MELİSSA İLKEROVNA yazıyor: En baştan uyarıyorum; bu yazıyı iftardan önce okumayınız! Ramazan ayına girdik ve her kanalda yemek tarifleri, yemek önerileri, yemek, yemek, yemek..

Türk mutfağının hayranıyım. Mersin’in tantunisi, İstanbul’un balık ekmeği, Karabük’ün göbüsü, Antalya’nın mezeleri… Yöresel yemek listem sanırım burda bitiyor. Bu yüzden en büyük hayalim Ezgi Sertel’in yerine geçip Lezzet haritası’nın sunucusu olmak.
Sarmalar, köfteler, tatlılar. Ah ah.

Neyse bu tür yemekleri benden iyi biliyorsunuz. Ben Size Rus yemeklerini anlatayım.

Burda en çok özlediğim şey Türk kahvaltısıdır. Bin bir çeşit peynir ve salam, taze sebze, chokella, zeytin, reçeller, ballar, buralarda hasret kaldığım çıtır simit* ve çay. Aslında her birine hasret kaldım çünkü Rusların kahvaltı kültürü yok. Hele benim gibi öğrencilerin hiç yok. Sabah ne kadar çok yersen ilerleyen saatlerde o kadar mutlu olursun. Malum ders araları en fazla 10 dakika sürüyor, günde en az 3 ders görüyoruz + 2 saat yol.

Rus yemeklerini en iyi tanıtan yer sıradan bir okulun ya da Rus bir firmanın yemekhanesidir. Bu tür kurumlarda Sovyet dönemi hala devam ediyor.

Öğle yemeğinde çorba servis edilir (babam burdaki çorbalara ‘çorba’ değil de ‘yemek’ der). İçinde her çeşit sebze, küçük köfte, makarna, pelmeni (yemek kaşığı büyüklüğünde bir adet mantı hayal edin) bile bulabilirsiniz zaman zaman. Sonra muhtemelen köfte/ patates püresi, köfte/makarna, balık/makarna, et/pilav ve diğer kombinler görürsünüz tabağınızda (Ivana Sert bu kombinleri gördüğünde ‘bizimle diilsın’ dese de basit olmalarına rağmen gayet lezzetliler çoğu zaman). Sovyet dönemi öğle yemeğiniz hoşaf ve hoşunuza giden unlu mamullerden biriyle tamamlanır.

Canınız tatlı bir şey çekerse benim çok sevdiğim blinı (krep) veya vareniki yemenizi tavsiye ederim. Krepi ‘standart’ havyarla yiyin önce (must do listenize bakın, Kremlin’i gezmek ve votka içmekten sonra geliyordur), sonra smetanaya (tatlı yoğurt ile krema arası bir şey) ya da sguşonkaya (aşırı tatlı, kıvamlı sütlü şeker) banarak yiyin, sonra istediğiniz herhangi bir şeyle (o şey Rus salatası olsun, sosis olsun, nutella olsun, farketmez). Vareniki ise o az önce hayal ettiğiniz mantının daha büyüğü. İçinde taze vişne, çilek ya da yaban mersini olur.

Bu arada lor peynirinden yapılam sırniki, Rus krebi blini ve bize çocukluğumuzun lapalarını hatırlatan “kaşa”yı da denemeyi unutmayın!

Bunları yazarken anladım ki Rus mutfağı da bayağı zenginmiş. Bir ülkeyi keşfetmek sadece yerli insanlarla tanışmak ya da sokaklarını gezmek demek değil. Mutlaka gördüğünüz her şeyin tadına bakın. Kilo almaktan korkanlar bizden değildir!
*hasretimi 1 ay önce Simit house’ta (metro Prospekt Mira) giderdim, gidin bi’ deneyin derim :)

Share Button