Zorlu bir Türkiye’ye dönüş öyküsü…

MELİSSA İLKEROVNA yazıyor: Yarın Türkiye’ye uçuyorum ve bu sefer tek yön bilet aldım! Son 16 senemi geçirdiğim yeri bırakıyorum ve yepyeni bir yere gidiyorum. Niye mi yeni? E, arkadaşlarım hep böyle der, senin için Türkiye yazını geçirdiğin yer, burda sürekli kalsan böyle konuşmazsın. Bakalım 5-6 ay sonra nasıl konuşacağım, dedikleri gibi daha önce yaşamadığım şeyleri yaşayacam mı, görmediğim şeyler göreceğim mi, vesaire…

Herşey 3 hafta önce başladı. Sayılı gün çabuk geçer diyorlar da say say bitmiyor şu günler! Rusya beni resmen bırakmıyor. Bilet alma işini son güne bıraktık, nasıl olsa fiyatlar değişmez bu saatten sonra, dedik. Ne aptallık! Türk-Rus ilişkileri iki-üç günde düzelmesin mi, Rus turistleri çiçeklerle karşılamasınlar mı? Peki ya biz? Biz ülkemize dönmek için dünyalar kadar para ödeyelim. Öderim. ‘Üç katını bile öderim yeter ki ülkeme gideyim artık’ demek isterdim ama nerdeeee.

En bi’ sevdiğim THY’ım fiyatları uçurmuş bu sene. Şöyle bir durum da varmış – bütün biletleri acenteler almış, gerisi bize kalmış. Bir de o parayla ülkeme gitmek biraz gücüme gidiyor açıkçası. Evime gidiyorum sonuçta. Korkunç!

Düşündük taşındık, Aeroflot’ta durumlar neymiş bir bakalım, dedik. Oysa ki ben Türk host ve hosteslerin ‘hoşgeldiniz’lerine ‘hoşbulduk’ diye karşılık vermek istiyordum.

Iyi bir fiyat bulacağız diye Türkiye’ye Ağustos’ta gideceğimizden korktum bir an. Neyse ki gidişimiz sadece 4 gün ertelendi.

4 gün mü dedim ben? Ala ala 16 temmuz sabahı biletlerini aldık. Siyaset. Bu konudan olabildiğince uzak durmam gerekiyor, söz vermiştim. Biz siyasete girmiyoruz da siyaset çoktan hayatımıza girdi ve çıkmak bilmiyor.

Haberlerde dedikleri gibi uzun ve zor bir geceydi. Saatlerce yaşadığım korkuyu, üzüntüyü ve öfkeyi anlatmam imkansız. Aynı anda içimde küçücük bir umut vardı. Sabaha doğru o umut yok oldu.

Sonraki günler ve geceler birbirine karıştı. Iyi haberler gelecek diye uyumadık. Kötü haberler
geldi diye uyuyamadık.

Bir yandan da Aeroflot’u aradık. Her aradığımızda başka bir cevap aldık. Bunun sonu gelmeyecek sandım.

Tek istediğim şey artık orda olmak. Havaalanından çıktığım an Antalya’nın o 50 derece sıcağını her hücremle hissetmek, taksicinin ülkenin son durumu hakkında yorumlarını dinlemek, etrafı izleyerek bir sene içinde nelerin değiştiğini farketmek istiyorum.

Ama İstanbul biletleri daha uygun, ordan uzun ama eğlenceli bir araba yolculuğu bekliyor bizi. Ayrıca Moskova-Istanbul uçağında ‘1 person 2 bags x 23 kg’ kampanyaları varmış. 46 kg ne götüreceksin kızım, derseniz, biz 4 kişiyiz 184 kg oluyor, derim. Ama sınırlarımızı zorlamayalım, dedik ve 110 kiloda durduk + el bagajı. El bagajımın da maşallahı var. Sonuçta taşınıyorum, kolay mı!

Neyse, yarın herşey belli olacak. Bir aksilik çıkmazsa o uçak kalkacak! Çıkarsa da şaşırmam artık. Ama çıkmasın :)

Share Button