Moskova’da ‘Korkunç İvan’ tablosuna ‘meczup’ saldırı!

Rus resminin en ünlü tablolarından biri olarak kabul edilen, paha biçilmez bir eser sayılan İlya Repin’in “İvan Grozni ve oğlu İvan 16 Kasım 1580 yılı” adlı tablosu, daimi olarak sergilendiği Moskova’daki Tretyakovski Galerisi’nde vandalca bir saldırıya uğradı.

Dün gece saat 21.00 sularında müzeyi gezen 37 yaşındaki bir şahıs, Grozni’nin bıçaklayarak öldürdüğü oğlunu kanlar içinde ölürken resmeden tabloya saldırdı. Tablo “İvan Grozni Oğlunu Öldürüyor” adıyla da biliniyor.

Elindeki metal bir çubukla taboyu koruyan kalın camı kıran saldırgan, paha biçilmez esere büyük zarar verdi. Yağlıboya tablo 99.5 cm × 254 cm ölçülerinde.

Yetkililer, “Saldırıda koruyucu cam çerçeve kırıldı. Tablo ciddi zarar gördü. Tablonun üç yerinde hasar oluştu” açıklamasını yaptılar. Yetkililer “Tablonun orijinal çerçevesi de kırıldı. Tek tesellimiz, tabloda Korkunç İvan ve oğlunun yüzünün olduğu bölgenin zarar görmemesi” dediler.

Bu, tabloya yapılan ikinci saldırı. 16 Ocak 1913’te, bir ikono sanatçısının oğlu olan 29 yaşında Abram Balaşev, Tretyakov Galerisi’nde sergilenmekte olan Korkunç İvan ve Oğlu İvan tablosuna saldırmıştı.

Saldırganın hemen güvenlik görevlilerine yakalanıp gözaltına alındığı açıklandı.

37 yaşında, Voronej şehri doğumlu olan saldırganın “Tabloda tarihi gerçeklerin çarpıtılması nedeniyle böyle bir eylem yaptığını” söylediği aktarıldı. Bazı yayın organları ise saldırganın, “Tabloda Korkunç İvan’ın oğlunun yüzünden kendi oğlumun suretini gördüm” dediğini bildiriyor.

Akıl hastası olduğu sanılan saldırgan müşahade altına alınırken, tablonun da restore edilmek için özel bir bölüme alındığı haber veriliyor.

Tablo 1883-1885 yılları arasında İlya Repin tarafından yapılmıştı.

Vikipedia tablo ile ilgili şu bilgileri aktarıyor:

Korkunç İvan Oğlunu Öldürüyor

Korkunç Ivan ve Oğlu İvan, 16 Kasım 1581’de (Rusça: Иван Грозный и сын его Иван 16 ноября 1581 года) İlya Repin’in en meşhur tablolarından biridir. Korkunç İvan Oğlunu Öldürüyor (Rusça: Ivan Groznыy ubivaet sort sыna) olarak da bilinir. Resim, ilk Rus Çarı IV. İvan’ın, bir öfke krizi sonucu oğlu İvan Ivanoviç’in şakağına asasıyla vurmasından sonra oğlunun babasının kucağında ölüşünü göstermektedir. Tabloda, babanın dehşeti, pişmanlığı ve azabı, ve hayatı sönmekte olan oğlunun sakin ifadesi görülmektedir. 1885’te tamamlanan tablo, Moskova’da Tretyakov Galerisi’nde sergilenmektedir.

Repin’in anılarında belirttiğine göre, bu resmin ilham kaynağı, II. Aleksandr’ın devrimci Narodnaya Volya örgütü üyeleri tarafından katli ve bunun ardından örgüt üyelerinin idamından duyduğu huzursuzluktu.[1][2] “Bu tarihsel trajedinin uyandırdığı, varlığımızın en derinliklerine uzanan acı duygularını bir tabloya yansıtmak doğaldı” diye yazmıştır.[3] “Bu yıl bir dizi korkunç olaya tanık oldu. Tarihten bir çıkış bulmam normaldi. Yeni bir tabloya heyecanla başladım. Tablonun konusu, çağımızdaki zulümdü.”[4]

Bu cinayet Repin’i bunun arkasında yatan nedenleri düşünmeye itmiş, sonunda bir gece, Nikolay Rimski-Korsakov’un Antar adlı eserini dinledikten sonra tablonun konusu aklına gelmiştir. Repin, anılarında, konserde bu parçayı dinlerken hissettiği dehşet duygusunu resmine aktarmaya karar verdiğini yazmıştır.[5]

Repin’in belirttiğine göre, tabloya etki etmiş olan bir diğer unsur, 1883 Avrupa gezisinde ziyaret ettiği sergilerde gördüğü çok sayıda boğa güreşi temalı kanlı tablolardı. “Rusya’ya geri dönünce Korkunç İvan ve Oğlu’nun kanlı sahnesini yapmaya giriştim. Ve kanlı resim çok başarılı oldu.” diye yazmıştır.[2][6]

Korkunç Ivan’ın oğlu Ivan Ivanoviç’in ölümünün nasıl olduğu hakkında çeşitli rivayetler vardır ve onun babası tarafından öldürüldüğü kesinlik kazanmamıştır. Repin, bu konuda tarihçi Nikolay Karamzin’in anlatısını kullanmaya karar vermiştir. Olayın bu versiyonuna göre, Korkunç İvan ile oğlu arasındaki ilişkiler kötüydü. Oğul İvan’ın ölümünden bir gün önce baba İvan, hamile olan gelini Yelena’nın odasına habersiz girivermiş, orada Yelena’yı o zamanki adetlere göre uygunsuz derecede az giyimli bir şekilde oturur görünce hiddetlenmiş, onu dövmeye başlamıştı. Karısının çığlıklarını duyan oğul İvan yardıma koşmuş ve babasına “ilk karımı nedensiz olarak manastıra gönderdin, ikincisine de aynı şeyi yaptın, şimdi de üçüncüsüne vurdun ve rahminde taşıdığı oğlunun ölümüne yol açtın demiştir.” Yelena dayağın ardından düşük yapmıştır. Ertesi gün, oğlu bu konuyla ilgili olarak babasına çıkışmış, babası ise onu, o günlerin gündeminde olan Livonya Savaşı ile ilgili olarak kendisine itaatsizlikle suçlamıştır. Oğul İvan, babasına olan sadakatini ısrarla tekrarlamış ama, savaşla ilgili olarak, Pskov şehrinin kurtarılması gerektiğini savunmuştur. Oğlunun bu tutumuna öfkelenen baba İvan, asası ile oğlunun kafasına vurmuştur. Olaya şahit olan başbakan Boris Godunov, araya girmeye çalışmış ama kendisi de bir darbe yemiştir. Oğul İvan, şakağından yaralanmış şekilde yarı baygın yere yıkılmıştır. Baba İvan derhal oğluna koşmuş, yüzünü öpüp “Kahrolayım, oğlumu öldürdüm! oğlumu öldürdüm!” diye bağırmıştır. Oğul İvan bir an ayılmış ve “sadık bir oğul ve sade bir kul olarak ölüyorum” demiştir. Sonraki birkaç gün boyunca baba İvan bir mucize olması için durmadan dua etmiş ama veliaht çar, birkaç gün sonra, 19 Kasım 1581’de ölmüştür.[7]

Repin, Aleksandr II’yi öldüren devrimcilerin idamından hemen sonra bu tablo üzerinde çalışmaya başladığını anılarında yazmıştır. “Çağdaş hayatın dehşetleri altında ezilmiş” duygularla, hummalı çalışma dönemleri sırasında tabloyu yapmıştır. “Bir deli gibi çalıştım, bazen dehşet içindeydim” diye yazmıştır.[8]

Başlangıçta Repin tabloyu bir şiddet betimlemesi olarak düşündü. İlk skeçlerinde devrilmiş eşyalar vardı, çar cinayet aletini elinde tutmaktaydı, oğlu babasını kolundan sarkmaktaydı. Repin 1883’de tablosu için bir etüd (skeç) yaptı. Bu çalışmada besteci Pavel Blaramberg Çar İvan, ressam Vladimir Karlovich Menk de oğul İvan için model oldular. Ama 1885’te tamamlanan son eser şiddeti değil, şiddetin çözümlenmesini yansıtmaktadır. Ölmekte olan oğulun affedici bakışları ve babanın büyük pişmanlık ifadesi bu mesajı vermektedir. Bu tabloda Repin, Çar için arkadaşı Grigory Myasoyedov’u, çarın oğlu için de Vsevolod Garshin’i model olarak kullanmıştır.[7][9]. Repin’in oğul İvan için model olarak Garshin’i seçmesinin nedeni, onun görünümü değil, kişiliği ve görüşleriydi. Repin, Garshin hakkında, bakışlarının iyilik dolu ve düşünceli, tanık olduğu şu veya bu haksızlıktan dolayı çoğu zaman gözlerinin dolu, davranışlarının mahcup ve narin, kişiliğinin melek gibi ve “güvercin kadar saf”, dünya görüşünün barışsever olduğunu yazmıştır anılarında.[10]

Tabloda gösterilen mekân çar sarayındaki bir odadır. Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir. Yerlerde ince dokunmuş halılar, geri planda bir soba ve süs vazoları görünmektedir. Repin’in sunduğu sahne, Çar İvan’ın oğlunun kafasına demir bir asa ile şakağına vurmasından sonrasıdır. Resmin odak noktası olan çar ve oğlu sabah güneşi ile aydınlanmıştır. Çar halının üzerine diz çökmüş, ölmekte olan oğluna sarılmış, onun kanlı kafasını eliyle tutmaktadır. Çarın ifadesinde korkunç bir çaresizlik ve pişmanlık vardır. Oğlunun yüzünde ölüme teslim olmuş bir sakinlik görünmektedir, yanağında bir gözyaşı vardır. Ön planda, düşürülmüş asa, daha geride, devrilmiş bir koltuk görünmektedir.[2][11] Resimde kırmızı renkler hakimdir, oğul çarın gömleğindeki pembeden, halıdaki çeşitli kırmızı tonlarına ve geri plandaki bordolara kadar.

1885’de tamamlanan tablo, Gezginler grubunun 12. sergisinde teşhir edildi.[2] İlerici eleştirmenler tabloyu överken tutucular onu eleştirdiler. Sergide tabloyu gören bir eleştirmen, tablodaki aşırı dehşetin izleyicilere estetik bir zevk tatmini duymalarına engel olduğunu belirtmiştir. Bir diğer eleştirmen, eserin psikolojik boyutunu takdir etmiş, tabloda en üst düzeyde bir ifade gücüne ulaşılmış olduğunu, daha fazlasının eseri bir karikatüre dönüştüreceğini yazmıştır.[11]. Tablo konusunun “iğrençliği” bir yana, çok fazla kan göstermesi de bir diğer eleştiri konusu olmuştu. İmparatorluk Bilimler Akademisi’nden bir anatomi profesörü böyle bir yaradan o kadar çok kan çıkamayacağına dair bir konuşma vermişti.[12] Tablonun savunucularından eleştirmen Vladimir Stasov ve yayımcı Aleksey Suvorin ise bu eleştirileri alaya almış, esas konunun çarın duygusal şiddet eyleminden sonra duyduğu pişmanlık ve kendini suçlama duygusu olduğunu belirtmiş, ahlâken yüceltici olan bu konunun dramatik bir şekilde sunulduğunu söylemişlerdir.[12] Bir eleştirmen, tablonun sadece bir cinayeti sahnelemekle kalmadığını, aynı zamanda Hristiyanca bir sevgi ve affedicilik ile, baba ve oğul arasındaki ihtilafın çözümlenişinii de gösterdiğini belirtmiştir.[10]

Rus Ortodoks Kilisesi Kutsal Sinod’unun başı olan Konstantin Pobedonostsev bu tablodan dolayı öylesine kızmıştı ki, imparator III. Aleksandr üzerinde olan nüfuzunu kullanarak resmin sergilenmesinin yasaklanmasını sağlamıştı.[12] Pobedonostsev, “bugünlerin sanatı hayret verici: en ufak bir idealden yoksun, sadece çıplak realizm, ve eleştirme ve teşhir eğilimli” demiştir.[8]

Bu eser, yasaklamasıyla Rus İmparatorluğunda sansürlenen ilk tablo oldu.[6] Katil çarın portrelenmesi Rus monarşi kurumuna karşı bir saldırı olarak yorumlandı. Sanat koleksiyoncusu Pavel Tretyakov sergiden hemen sonra tabloyu satın aldı, ama 1 Nisan 1885’te kendisine “tablonun sergilenmesine ve herhangi yollan halka ulaşmasına izin vermemesi” emredildi.[2] Bu yasak, üç ay sonra, 11 Haziran 1885’te kaldırıldı, saraya yakın bir sanatçı olan Alexey Bogolyubov’un ricası üzerine.[2][6] Sonraki yıllarda tablonun konusuna karşı duyulan tepki dindi, Repin bir Rus sanat dehası olarak kabul gördü ve bu tablo da onun en önemli eserlerinden biri sayıldı.[12]

16 Ocak 1913’te, bir ikono sanatçısının oğlu olan 29 yaşında Abram Balaşev, Tretyakov Galerisi’nde sergilenmekte olan Korkunç İvan ve Oğlu İvan tablosuna saldırdı. Saldırgan “Kan! neden bu kadar kan! yok olsun kan!” diye bağırıyordu. Üç bıçak darbesi ile tabloda her iki İvan’ın yüzlerinini kesti. Balaşev’in akli dengesi bozuk bulundu ve bir akıl hastanesine kaldırıldı. Repin yaşadığı Finlandiya’dan Moskova’ya bizzat gelip, 27 yıl önce yaptığı tabloyu tamir etti. Ancak, tabloyu eskisinin aynısı gibi yapmadığı için,Repin’in gidişinden sonra restorasyonu Igor Grabar tamamladı. Tablonun kaliteli fotoğraflarının mevcut olması sayesinde kolaylıkla eski hâline geri getirilebildi.[12] Olaydan sonra Tretyakov Galerisinin müdürü I.S. Ostroukhov istifa etti ve yerine Igor Grabar geçti.[12]

Tablonun tarihi ile ilgili wannart.com sitesinde şu bilgiler yer alıyor:

“Tarihe, insanın içini ürpertecek derecede soğuk bir şekilde adını yazdıran IV. Ivan ve onun hiç de masum olmayan tablosu. Peki kimdir bu Ivan? Dehşeti ile ünlenen bu tablonun ardında yatan hikaye nedir?

IV. Ivan, Ivan Vasiliyeviç, ya da yaygın adıyla Korkunç Ivan, son Moskova Knezi ve ilk Rusya Çarı. Henüz üç yaşında Moskova Knezliği’nin başına geçti. 1547’de taç giydi. Rusya’nın liderliğini yapan devlet adamlarından sadece biri. Yaptıkları dehşet ve aynı zamanda utanç verici olaylar ile adını duyuran Ivan, yaptırdığı mimari eserlerin dünyada tek ve en gösterişli olanı olması için mimarların gözlerini kör ettiren Ivan…

Yaptıkları bunlarla sınırlı değil tabii. Korkunç sıfatını en etkili şekilde duyurmasını sağlayan olay ise oğlunu öldürmesidir. Nikolay Karamzin’in anlatımına göre olay şöyledir:

“Korkunç Ivan ile oğlu arasındaki ilişkiler kötüydü. Oğul Ivan’ın ölümünden bir gün önce baba Ivan, hamile olan gelini Yelena’nın odasına habersiz girivermiş, orada Yelena’yı o zamanki adetlere göre uygunsuz derecede az giyimli bir şekilde oturur görünce hiddetlenmiş, onu dövmeye başlamıştı. Karısının çığlıklarını duyan oğul Ivan yardıma koşmuş ve babasına “İlk karımı nedensiz olarak manastıra gönderdin, ikincisine de aynı şeyi yaptın, şimdi de üçüncüsüne vurdun ve rahminde taşıdığı oğlunun ölümüne yol açtın demiştir.” Yelena dayağın ardından düşük yapmıştır. Ertesi gün, oğlu bu konuyla ilgili olarak babasına çıkışmış, babası ise onu, o günlerin gündeminde olan Livonya Savaşı ile ilgili olarak kendisine itaatsizlikle suçlamıştır. Oğul Ivan, babasına olan sadakatini ısrarla tekrarlamış ama, savaşla ilgili olarak, Pskov şehrinin kurtarılması gerektiğini savunmuştur. Oğlunun bu tutumuna öfkelenen baba Ivan, asası ile oğlunun kafasına vurmuştur. Olaya şahit olan başbakan Boris Godunov, araya girmeye çalışmış ama kendisi de bir darbe yemiştir. Oğul Ivan, şakağından yaralanmış şekilde yarı baygın yere yıkılmıştır. Baba Ivan derhal oğluna koşmuş, yüzünü öpüp “Kahrolayım, oğlumu öldürdüm! Oğlumu öldürdüm!” diye bağırmıştır. Oğul Ivan bir an ayılmış ve “Sadık bir oğul ve sade bir kul olarak ölüyorum.” demiştir. Sonraki birkaç gün boyunca baba Ivan bir mucize olması için durmadan dua etmiş ama veliaht çar, birkaç gün sonra ölmüştür.”
26.5.2018

Share Button