Hadi St.Petersburg’dan ev alalım!

AYSUN YANGIN Moskova’dan bildirmeye devam ediyor! İşte dizinin dördüncü yazısı:

“Malum yeni evliyiz, düğünden kalan altınlar, üzerine birazda biz eklesek şöyle 1+1 bir ev alabiliriz belki. Ayrıca şirket bize ev kirası da veriyor. Sadece kirayla bile alınır. Çok mantıklı iş. Hadi St.Petersburg’dan ev bakalım.” İşte bu düşünceler tam 3 ayımıza mâl oldu ve ilginçtir Rus kültürünü ve yaşam tarzını daha iyi anlamamıza da yardımcı oldu. Şubat, Mart ve Nisan aylarının önemli bir kısmında (genellikle akşamları ve hafta sonları) St.Petersburg’da ev baktık. Sayısını hatırlamadığım kadar fazla ev gezdik. 100-150 yıllık ahşap döşemeli, duvarları kadife kaplı müze kıvamında, her köşesi sahibinin anılarıyla dolu evler, her evde, evin asıl sahibi olduklarını hissettiğimiz iki üç evcil hayvan ve güler yüzlü insanlar. Kimisine 5.katta ve asansörü yok dedik, kimisi küçüktü, kimisi çok tadilat istiyordu, kimisi de pahalıydı. Ama bence hepsi de gelecek vaadediyordu.

St.Petersburg’da bir evin kira geliri İstanbul’daki fiyatlara oranla çok daha yüksek. Ortalama fiyatlı bir evin kendini amorti etmesi yaklaşık 12 ile 16 yıl arasında değişiyor. Bu rakamlar İstanbul’da 18 ile 25 yıl arasında diye biliyoruz. Tabiki biz bu konuda uzman değiliz. Bu rakamlar, bütçemize göre baktığımız evlerin kira gelirleri üzerinden ulaştığımız sonuçlar.

Türk firmaları beyaz yaka çalışanlarına kira yardımı sağlıyor ve bu para kiraya verildiği için ev sahibi dışında kimseye fayda sağlamıyor. 3 yıllık vizesi olanların bankadan kredi çekip ev alma imkanları var. Biz de bunu bildiğimiz için değerlendirelim istedik. Kredimiz çıkmasına rağmen ne yaptıysak olmadı. Bir türlü ortak bir karar veremedik. Sanırım önemli bir miktar kredi çekiyor ve işimizin devamlılığını kestiremiyor olmamız bizi mükemmeli aramaya itti. Tam bulduk dedik, bu seferde ev sahibi vazgeçti. Aslında çok güzel evler vardı, parça parça tadilatlarla zamanla daha yaşanılır yerler olabilirlerdi ama aramızda Rusça’yı bilen tek kişi eşimdi ve maalesef o yoğunluğunun içerisinde tadilat sürecini göze alamadık.

Biz Türkler evimize çok önem veririz, güzel ve temiz bir ev kadınlarımız için çoğu zaman gurur kaynağıdır. Hatta evimiz istediğimiz kadar güzel değilse arkadaşlarımızı davet etmeyiz. Fakat Ruslar öyle değil. Onlar evlerini güzelleştirmek yerine hayatlarını güzelleştiriyorlar. Operalar, tiyatrolar hep dolu, hatta erkenden biletleri almazsan St.Petersburg’da makul ücretlere bale izleyemiyorsun (Bu Moskova için de geçerli). Bir yerde eğlence varsa çoluk çocuk, yediden yetmişe her yaşta insanı görebiliyorsunuz. Hele kadınlar, resmen şehir, hatta ülkeyi onların üstüne yapmışlar. Her yerdeler. Tramvayda vatman olarak, metroda gişede, güvenlikte, otobüslerde şoför olarak ve daha hatırlayamadığım bir çok yerde kadınlar çalışıyor. O kadar özgür, kendinden emin ve güzeller ki, bir kadın olarak bile onlara hayran oluyorsunuz. Sadece güzel değiller yani, cesurlar ve güçlüler. Sanırım bu yüzden de ayrıca seviyorum bu ülkeyi.

DEVAM EDECEK

Önceki yazılar için TIKLAYIN

Share Button